<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[islam ve Güzel Ahlak - MÜKELLEF]]></title>
		<link>http://gulbeste.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[islam ve Güzel Ahlak - http://gulbeste.com/forum]]></description>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 07:57:44 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Mükellefle İlgili Hükümler]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=315</link>
			<pubDate>Sat, 16 Feb 2008 15:06:01 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=315</guid>
			<description><![CDATA[[ Mükellefle İlgili Hükümler &#93;<br />
 <br />
Mükellefle ilgili hükümler sekizdir. Bunlara <span style="font-weight: bold;">"Ef'al-i Mükellefin"</span> denir: <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">1)</span> Farz: <br />
<br />
Dinimizce, yapılması kesinlikle emredilen şeye farz denir. Namaz kılmak, oruç tutmak ve zekât vermek gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Farzın Hükmü:</span> Farz olan görevleri yapan, karşılığında sevab kazanır. Özürsüz olarak yapmayan azabı hak etmiş olur. Farzı inkâr eden dinden çıkar. <br />
<br />
<span style="font-style: italic;">Farz İki Çeşittir: </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">a)</span> Farz-ı Ayın: Her mükellefin yapması gereken farz demektir. Beş vakit namaz kılmak gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">b)</span> Farz-ı Kifaye: Bazı mükelleflerin yapması ile diğerlerinin yapması gerekmeyen farz demektir. Cenaze namazı kılmak gibi. Bazı müslümanlar bir ölünün cenaze namazını kılarsa farz olan görev yerine getirildiğinden, diğer müslümanların ayrıca o ölü için cenaze namazı kılmaları gerekmez. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">2)</span> Vacib: <br />
<br />
Farz kadar kesin olmamakla beraber kuvvetli bir delil ile yapılması emredilen şeye vacib denir. Bayram namazı kılmak, fıtır sadakası vermek ve kurban kesmek gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Vacibin Hükmü:</span> Vacipleri yapan sevab kazanır. Özürsüz olarak yapmayana azap gerekir. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">3)</span> Sünnet: <br />
<br />
Farz ve vacipten başka Peygamberimizin ibadet niyetiyle yaptığı şeye sünnet denir. <br />
<br />
<span style="font-style: italic;">Sünnet İkiye Ayrılır: </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">a)</span> Sünnet-i Müekkede: Peygamberimizin çoğu zaman yaptığı, pek az terkettiği sünnete Sünnet-i Müekkede denir. Sabah, öğle ve akşam namazlarının sünnetleri gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">b)</span> Sünnet-i Gayri Müekkede: Peygamberimizin ara sıra yaptığı sünnete Sünnet-i Gayri Müekkede denir. İkindi namazının sünneti ile yatsının ilk sünneti gibi. <br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;">Sünnetin Hükmü:</span> Sünnetleri yapan sevab kazanır. <span style="text-decoration: underline;">Peygamberimizin şefaatine nâil olur.</span> Sünneti bile bile terk edenler azarlanır. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">4)</span> Müstehab: <br />
<br />
Peygamberimizin bazen yapıp, bazen de yapmadığı şeye Müstehab denir. Kuşluk namazı kılmak gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Müstehabın Hükmü:</span> Müstehab olan şeyleri yapan sevab kazanır, yapmayan azarlanmaz. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">5)</span> Mübah: <br />
<br />
Mükellefin yapıp yapmamakta serbest olduğu şeylere mübah denir. <span style="text-decoration: underline;">Oturmak, yürümek ve uyumak gibi. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Mübah'ın Hükmü:</span> Mübah'ı yapan sevap kazanmaz, yapmayan da günah işlemiş olmaz. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">6)</span> Haram: <br />
<br />
Dinimizce yapılması kesin olarak yasaklanan şeye Haram denir. Haksız yere adam öldürmek, hırsızlık yapmak, içki içmek, kumar oynamak, domuz eti yemek, anne ve babaya karşı gelmek gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Haramın Hükmü:</span> Haramı işleyen kimse ceza ve azabı hak etmiş olur. Allah korkusundan dolayı haramdan kaçınan sevab kazanır. Haramı inkâr eden dinden çıkar. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">7)</span> Mekruh: <br />
<br />
Haram kadar kesin olmamakla beraber, dinimizce yapılmaması istenen şeye mekruh denir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Mekruh İkiye Ayrılır:</span> <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">a)</span> Kerahet-i Tahrimiyye=Harama Yakın Mekruh: Vacipleri yerine getirmemek gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Hükmü:</span> Böyle bir mekruhu işlemekten sakınan sevab kazanır. Yapan günah işlemiş olur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">b)</span> Kerahet-i Tenzihiyye=Helâla Yakın Mekruh: Sünnet ve müstehapları yapmamak gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Hükmü:</span> Bu gibi mekruhlardan sakınanlar sevab kazanır, işleyenlere ceza gerekmez. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">8)</span> Müfsid: <br />
<br />
Başlanmış olan bir ibadeti bozan şeylere denir. Namaz kılarken konuşmak, oruçlu iken bilerek yiyip içmek gibi. Konuşmak namazı,yiyip içmek de orucu bozar. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Hükmü:</span> Özürsüz olarak ve bile bile ibadeti bozmak azabı gerektirir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[ Mükellefle İlgili Hükümler ]<br />
 <br />
Mükellefle ilgili hükümler sekizdir. Bunlara <span style="font-weight: bold;">"Ef'al-i Mükellefin"</span> denir: <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">1)</span> Farz: <br />
<br />
Dinimizce, yapılması kesinlikle emredilen şeye farz denir. Namaz kılmak, oruç tutmak ve zekât vermek gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Farzın Hükmü:</span> Farz olan görevleri yapan, karşılığında sevab kazanır. Özürsüz olarak yapmayan azabı hak etmiş olur. Farzı inkâr eden dinden çıkar. <br />
<br />
<span style="font-style: italic;">Farz İki Çeşittir: </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">a)</span> Farz-ı Ayın: Her mükellefin yapması gereken farz demektir. Beş vakit namaz kılmak gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">b)</span> Farz-ı Kifaye: Bazı mükelleflerin yapması ile diğerlerinin yapması gerekmeyen farz demektir. Cenaze namazı kılmak gibi. Bazı müslümanlar bir ölünün cenaze namazını kılarsa farz olan görev yerine getirildiğinden, diğer müslümanların ayrıca o ölü için cenaze namazı kılmaları gerekmez. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">2)</span> Vacib: <br />
<br />
Farz kadar kesin olmamakla beraber kuvvetli bir delil ile yapılması emredilen şeye vacib denir. Bayram namazı kılmak, fıtır sadakası vermek ve kurban kesmek gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Vacibin Hükmü:</span> Vacipleri yapan sevab kazanır. Özürsüz olarak yapmayana azap gerekir. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">3)</span> Sünnet: <br />
<br />
Farz ve vacipten başka Peygamberimizin ibadet niyetiyle yaptığı şeye sünnet denir. <br />
<br />
<span style="font-style: italic;">Sünnet İkiye Ayrılır: </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">a)</span> Sünnet-i Müekkede: Peygamberimizin çoğu zaman yaptığı, pek az terkettiği sünnete Sünnet-i Müekkede denir. Sabah, öğle ve akşam namazlarının sünnetleri gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">b)</span> Sünnet-i Gayri Müekkede: Peygamberimizin ara sıra yaptığı sünnete Sünnet-i Gayri Müekkede denir. İkindi namazının sünneti ile yatsının ilk sünneti gibi. <br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;">Sünnetin Hükmü:</span> Sünnetleri yapan sevab kazanır. <span style="text-decoration: underline;">Peygamberimizin şefaatine nâil olur.</span> Sünneti bile bile terk edenler azarlanır. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">4)</span> Müstehab: <br />
<br />
Peygamberimizin bazen yapıp, bazen de yapmadığı şeye Müstehab denir. Kuşluk namazı kılmak gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Müstehabın Hükmü:</span> Müstehab olan şeyleri yapan sevab kazanır, yapmayan azarlanmaz. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">5)</span> Mübah: <br />
<br />
Mükellefin yapıp yapmamakta serbest olduğu şeylere mübah denir. <span style="text-decoration: underline;">Oturmak, yürümek ve uyumak gibi. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Mübah'ın Hükmü:</span> Mübah'ı yapan sevap kazanmaz, yapmayan da günah işlemiş olmaz. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">6)</span> Haram: <br />
<br />
Dinimizce yapılması kesin olarak yasaklanan şeye Haram denir. Haksız yere adam öldürmek, hırsızlık yapmak, içki içmek, kumar oynamak, domuz eti yemek, anne ve babaya karşı gelmek gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Haramın Hükmü:</span> Haramı işleyen kimse ceza ve azabı hak etmiş olur. Allah korkusundan dolayı haramdan kaçınan sevab kazanır. Haramı inkâr eden dinden çıkar. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">7)</span> Mekruh: <br />
<br />
Haram kadar kesin olmamakla beraber, dinimizce yapılmaması istenen şeye mekruh denir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Mekruh İkiye Ayrılır:</span> <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">a)</span> Kerahet-i Tahrimiyye=Harama Yakın Mekruh: Vacipleri yerine getirmemek gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Hükmü:</span> Böyle bir mekruhu işlemekten sakınan sevab kazanır. Yapan günah işlemiş olur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">b)</span> Kerahet-i Tenzihiyye=Helâla Yakın Mekruh: Sünnet ve müstehapları yapmamak gibi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Hükmü:</span> Bu gibi mekruhlardan sakınanlar sevab kazanır, işleyenlere ceza gerekmez. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">8)</span> Müfsid: <br />
<br />
Başlanmış olan bir ibadeti bozan şeylere denir. Namaz kılarken konuşmak, oruçlu iken bilerek yiyip içmek gibi. Konuşmak namazı,yiyip içmek de orucu bozar. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Hükmü:</span> Özürsüz olarak ve bile bile ibadeti bozmak azabı gerektirir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mükellef Kime Denir]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=314</link>
			<pubDate>Sat, 16 Feb 2008 14:59:17 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=314</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;">Erginlik çağına gelen akıllı insanlara mükellef denir. </span></span><br />
<br />
Mükellef, dinin emirlerini yapmak ve yasaklarından sakınmakla sorumludur. Mükellef sayılmak için insanda iki şartın bulunması gerekir; <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">1&#8211;</span> Akıllı olmak, <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">2&#8211;</span> Erginlik çağına gelmek. <br />
<br />
<span style="font-style: italic;">Akıllı olmayan deliler ile erginlik çağına gelmemiş çocuklar mükellef değildirler. </span><br />
<br />
Erginlik (büluğ) çağı, çocukların vücut yapılarına ve iklim şartlarına göre değişir. Erginlik erkek çocuklarında oniki ile onbeş, kız çocuklarında dokuz ile onbeş yaşları arasında olur. Onbeş yaşını bitirdiği halde kendisinde erginlik belirtileri görülmeyen çocuklar erkek olsun, kız olsun erginlik çağına gelmiş sayılır ve dinin emir ve yasaklarına uymakla sorumlu olurlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;">Erginlik çağına gelen akıllı insanlara mükellef denir. </span></span><br />
<br />
Mükellef, dinin emirlerini yapmak ve yasaklarından sakınmakla sorumludur. Mükellef sayılmak için insanda iki şartın bulunması gerekir; <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">1&#8211;</span> Akıllı olmak, <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">2&#8211;</span> Erginlik çağına gelmek. <br />
<br />
<span style="font-style: italic;">Akıllı olmayan deliler ile erginlik çağına gelmemiş çocuklar mükellef değildirler. </span><br />
<br />
Erginlik (büluğ) çağı, çocukların vücut yapılarına ve iklim şartlarına göre değişir. Erginlik erkek çocuklarında oniki ile onbeş, kız çocuklarında dokuz ile onbeş yaşları arasında olur. Onbeş yaşını bitirdiği halde kendisinde erginlik belirtileri görülmeyen çocuklar erkek olsun, kız olsun erginlik çağına gelmiş sayılır ve dinin emir ve yasaklarına uymakla sorumlu olurlar.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>