<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[islam ve Güzel Ahlak - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://gulbeste.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[islam ve Güzel Ahlak - http://gulbeste.com/forum]]></description>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:20:54 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Mekkenin Fethi 2015-2016]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1577</link>
			<pubDate>Thu, 31 Dec 2015 12:13:35 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=455">me3met</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1577</guid>
			<description><![CDATA[[size=large]Mekke'nin fethi ne zaman? İşte Mekke'nin yıl dönümü! Mekke'nin Fethi , 11 Ocak 630'da (Hicri: 20 Ramazan 8) Müslümanların, Kureyşlilerin elindeki Mekke'yi fethi olayı.<br />
Bir süre önce Müslümanlarla Mekkeli Kureyşliler arasında Hudeybiye Antlaşması yapılmıştı. Mekkeli Kureyşlilerin müttefiki olan Beni Bekir kabilesi bu antlaşmaya aykırı biçimde, Müslümanların himayesindeki Huzaakabilesine saldırdı.<br />
İslam peygamberi Muhammed (S.A.V) Mekke'ye haber göndererek, öldürülenlerin kan bedellerinin ödenmesini veya Beni Bekir kabilesiyle olan ittifakın sonlandırılmasını, aksi halde Hudeybiye Antlaşması'nın bozulmuş sayılacağını ve savaşa mecbur kalacaklarını bildirdi. Mekkeliler, teklifleri reddettiler ve harbe hazırlanacaklarını bildirdiler. Mekkeliler daha sonra fikir değiştirip Ebu Süfyan'ı Müslümanları bir barışa ikna etmesi için Medine'ye gönderdiler. Ancak görüşmelerden hiçbir netice alınamadı.<br />
<br />
[b]Fetih[/b]<br />
<br />
İslam peygamberi Muhammed (S.A.V.), Hicret'in 8. yılı, ramazanın 10. pazartesi günü 10 bin kişilik bir ordu ile Medine'den çıktı (1 Ocak 630). 20 Ramazan'da (11 Ocak 630) Muhammed ordusunu 4 kola ayırdı ve ordusuna şu emri verdi:<br />
"Size karşı konulmadıkça, size saldırılmadıkça, hiç kimseyle çarpışmaya girmeyeceksiniz, hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz."<br />
Muhammed (S.A.V.) hareket emri verdi ve Fetih Suresi'ni okuyarak Mekke'ye girdi. 3 kol herhangi bir direnişle karşılaşmazken Halid bin Velid'in komutasındaki 4. kol, İkrime bin Ebu Cehil önderliğinindeki küçük bir saldırıyı geri püskürttü.<br />
Muhammed (S.A.V.) Mekke'ye girer girmez genel af ilan edildiğini bildirdi ve Ebu Süfyan'a bildirdiği şekilde, kimseye dokunulmayacağını ilan etti. Ardından içerisinde 360 put bulunan Kabe'ye yöneldi. İsra Suresi'nin 81. ayetini okuyarak putları birer birer devirdi. Daha sonra da beraberindeki Müslümanlarla Kabe'yi tavafMekke'nin Fethi Programının Tanıtım Toplantısı Gerçekleşti<br />
Sakarya Atatürk Kapalı Spor Salonunda gerçekleşecek olan Mekke'nin Fethi programının tanıtım toplantısı gerçekleşti. etti.<br />
[/size]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[size=large]Mekke'nin fethi ne zaman? İşte Mekke'nin yıl dönümü! Mekke'nin Fethi , 11 Ocak 630'da (Hicri: 20 Ramazan 8) Müslümanların, Kureyşlilerin elindeki Mekke'yi fethi olayı.<br />
Bir süre önce Müslümanlarla Mekkeli Kureyşliler arasında Hudeybiye Antlaşması yapılmıştı. Mekkeli Kureyşlilerin müttefiki olan Beni Bekir kabilesi bu antlaşmaya aykırı biçimde, Müslümanların himayesindeki Huzaakabilesine saldırdı.<br />
İslam peygamberi Muhammed (S.A.V) Mekke'ye haber göndererek, öldürülenlerin kan bedellerinin ödenmesini veya Beni Bekir kabilesiyle olan ittifakın sonlandırılmasını, aksi halde Hudeybiye Antlaşması'nın bozulmuş sayılacağını ve savaşa mecbur kalacaklarını bildirdi. Mekkeliler, teklifleri reddettiler ve harbe hazırlanacaklarını bildirdiler. Mekkeliler daha sonra fikir değiştirip Ebu Süfyan'ı Müslümanları bir barışa ikna etmesi için Medine'ye gönderdiler. Ancak görüşmelerden hiçbir netice alınamadı.<br />
<br />
[b]Fetih[/b]<br />
<br />
İslam peygamberi Muhammed (S.A.V.), Hicret'in 8. yılı, ramazanın 10. pazartesi günü 10 bin kişilik bir ordu ile Medine'den çıktı (1 Ocak 630). 20 Ramazan'da (11 Ocak 630) Muhammed ordusunu 4 kola ayırdı ve ordusuna şu emri verdi:<br />
"Size karşı konulmadıkça, size saldırılmadıkça, hiç kimseyle çarpışmaya girmeyeceksiniz, hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz."<br />
Muhammed (S.A.V.) hareket emri verdi ve Fetih Suresi'ni okuyarak Mekke'ye girdi. 3 kol herhangi bir direnişle karşılaşmazken Halid bin Velid'in komutasındaki 4. kol, İkrime bin Ebu Cehil önderliğinindeki küçük bir saldırıyı geri püskürttü.<br />
Muhammed (S.A.V.) Mekke'ye girer girmez genel af ilan edildiğini bildirdi ve Ebu Süfyan'a bildirdiği şekilde, kimseye dokunulmayacağını ilan etti. Ardından içerisinde 360 put bulunan Kabe'ye yöneldi. İsra Suresi'nin 81. ayetini okuyarak putları birer birer devirdi. Daha sonra da beraberindeki Müslümanlarla Kabe'yi tavafMekke'nin Fethi Programının Tanıtım Toplantısı Gerçekleşti<br />
Sakarya Atatürk Kapalı Spor Salonunda gerçekleşecek olan Mekke'nin Fethi programının tanıtım toplantısı gerçekleşti. etti.<br />
[/size]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kur'an İsimleri]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1576</link>
			<pubDate>Thu, 31 Dec 2015 06:15:56 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=455">me3met</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1576</guid>
			<description><![CDATA[[b]Kur'ân-Kerim;[/b]<br />
<br />
-Yüce Allah tarafından (Hâkka, 69/43),<br />
-Vahiy yoluyla (Yunus, 10/15),<br />
-Arapça olarak (Yusuf, 12/2),<br />
-Peyderpey Peygamberimize indirilen (Furkan, 25/32),<br />
-Allah sözü olduğunda şüphe olmayan (Bakara, 2/2; Secde, 32/2),<br />
-Nesilden nesle bize kadar tevatüren gelen,<br />
-Mushaflarda yazılı,<br />
-Fatiha suresi ile başlayıp Nâs suresi ile sona eren,<br />
-Okunması ile ibadet edilen ve sevap kazanılan,<br />
-323. 015 harf, 77. 439 kelime (Süyutî, I, 184)<br />
-6236 ayet ve 114 sureden oluşan,<br />
-Veciz ve mûciz bir Allah kelâmıdır.<br />
<br />
[b]Kur’an-ı Kerim’de Kur’anın zikredildiği diğer isimler şunlardır:[/b]<br />
<br />
[b]1. Aceb :[/b] Hayrete düşüren, hoşa giden, hayranlık veren ve emsali bulunmayan,<br />
harikulade güzel, çok hayret verici anlamındadır.<br />
"(Ey Peygamberim)! De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’ân’ı) dinleyip şöyle<br />
dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’ân dinledik de ona<br />
iman ettik.” (Cin, 72/1-2)<br />
Kur’an’ın emsalsiz ve hayranlık verecek niteliği; lafzının beliğ ve fasih, anlamının derin<br />
ve bilgilerinin doğru olması sebebiyledir. (bk. Kaf, 50/2; Sâd, 38/5; Sâffât, 37/12)<br />
<br />
[b]2. Adl :[/b] “doğru olmak, doğru davranmak, adaletle hükmetmek; eşitlemek” .<br />
Kur'ân'ın koyduğu hükümlerde tam ve mükemmeldir, zulüm ve eğrilikten uzaktır. (Bk.<br />
En' am, 6/115).<br />
<br />
[b]3. Ahsenü'l-Hadis : [/b]Sözün en güzeli, en güzel söz.<br />
Kur’ân, tamamen Allah sözüdür, bu itibarla sözlerin en güzelidir; yani ondaki bilgiler ve<br />
haberler gerçek, hükümler adaletli ve yararlı; onun gösterdiği yol doğru ve kurtarıcıdır, en<br />
güzel rehberdir, en güzel hükümleri ve tavsiyeleri içerir. Kur'ân; kendi içinde uyumlu; sözleri, <br />
nazmı ve üslûbu güzel, ahenkli, içeriği tutarlıdır; onda makul ve izahı mümkün olmayan hiçbir açıklama yoktur.<br />
"Allah sözün en güzelini; ayetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri,<br />
kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir." (Zümer, 39/23)<br />
<br />
[b]4. Alî :[/b]Çok yüce, yüksek şerefli, kıymetli, kadri yüce.<br />
Kur’ân çok yücedir; ebedî mucize olması sebebiyle, indirilmiş olan diğer kitapların<br />
hepsinden yüksektir. Doğru yola götürür. Kur’ân'ın anlaşılmasıyla, onun yücelik sıfatına<br />
uygun olarak, üstün düşünce ve değerler ortaya çıkar.<br />
"Şüphesiz Kur'ân, katımızdaki ana kitapta (Levh-i Mahfuz’da sabit olup) çok yücedir,<br />
hikmetlerle doludur." (Zuhruf, 43/4)<br />
<br />
[b]5. Arabî :[/b] Araba mensub; arapça; Hz. İsmail' in diyarına da "arabe" denilir ki bu<br />
taktirde "arabiyy", "arabe" diyarının lugatine mensub demek olur. Her iki mana da aynı<br />
mahiyettedir.<br />
"Biz, onu Arapça bir Kur’ân yaptık." (Zuhruf, 43/2; Ahkâf, 46/12)<br />
Yüce Allah, her Peygamberi kendi kavminin dili ile indirmiştir:<br />
“Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın<br />
emirlerini) iyice açıklasın.” (İbrahim, 14/4)<br />
Dolayısıyla yüce Allah, Kur'ân'ı da Arap dilinde indirmiştir.<br />
"Böylece biz onu (Kur’ân’ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik." (Ra'd, 13/37)<br />
<br />
[b]6. Azim :[/b] Ulu, yüce, büyük, azametli<br />
"Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi ayeti (Fatiha suresini) ve büyük Kur’ân’ı<br />
verdik." (Hicr, 15/87)<br />
Kur'ân'ın büyüklüğü, hacmi itibari ile değil emir, yasak, farz, haram, hüküm, ilke,<br />
bilgi, rahmet, hidayet, şifa, uyarı ve müjde itibari iledir. Kur'ân'da insanlık âlemi için gerekli<br />
olan her hüküm ve ilke vardır.<br />
"(Ey Peygamberim!) Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir<br />
rehber, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik." (Nahl, 16/89) ayeti,<br />
Kur'ân'ın bu büyüklüğünü ifade etmektedir.<br />
[b]<br />
7. Aziz :[/b] Çok izzetli, şerefli, eşsiz, çok güçlü, çok değerli, hükmü galip, kendisine<br />
batıl karışmayan, hükümleri hiçbir şekilde iptal edilemeyecek derecede doğru ve sağlam.<br />
Kur' an; bir benzerinin meydana getirilememesi demek olan mu'cizeliğini ve<br />
eşsizliğini dil ve üslubuyla, tutarlı ve çelişkisiz oluşuyla, prensiplerinin canlılığıyla,<br />
günümüze kadar hiçbir değişikliğe uğramadan gelmesiyle, bilinmeyenleri bildirmesiyle, ilmi<br />
buluşlara ışık tutan ayetleri ... vb. birçok yönlerden ispat etmiştir. O, kendisiyle zıtlaşanları<br />
yenen, eşi ve benzeri olmayan bir Kitaptır.<br />
"Kur'ân çok aziz bir kitaptır." (Fussılet, 41/41)<br />
<br />
[b]8. Belağ :[/b] Tebliğ, davet, duyuru; yeterli ve beliğ nasihat; yetecek şey, yetecek<br />
miktar; yetişmek, kifayet, istenen şeye ulaşmak; yetiştirilen nesne; yetiştirmek, eriştirmek<br />
Kur’ân, bütün insanlara bir tebliğ ve duyurudur, doğru yola çağrıdır. Allah’ın azabına<br />
karşı insanların uyarılması, insanların ondaki açık ve kesin deliller sayesinde Allah’tan başka<br />
ilâh olmadığını anlamaları ve akl-ı selim sahiplerinin düşünüp öğüt almaları için insanlara<br />
gönderilmiş bir bildirimdir..<br />
"Bu (Kur’ân); kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve<br />
akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir." (İbrahim,14/52)<br />
<br />
[b]9. Besair :[/b]Basiret'in çoğuludur. Basiret; gerçeğin ortaya çıkmasını, açıklığa<br />
kavuşmasını sağlayan şey, bilgi, kesinlik, delil, kanıt, kalp göz.<br />
Basîret; hakla-batılın, hidâyetle-dalaletin, hayırla-şerrin, doğru ile yanlışın birbirinden<br />
ayrıldığı marifet, bilgi ve kalp nurudur.<br />
Kur'ân, müminler için hakikati ve doğruyu görmeye yarayan kalp gözü<br />
mesabesindedir.<br />
Onda gerekli her türlü açıklama yapılmıştır. Allah'ın sınırlarını, hükümlerini gösteren<br />
işaretlerle, gerçekleri gösteren delillerle doludur.<br />
 “Bu (Kur’ân) Rabbinizden gelen basiretlerdir. İman edecek bir topluluk için bir hidayet<br />
kaynağı ve bir rahmettir." (A'râf, 7/203)<br />
<br />
[b]10. Beşîr:[/b] Müjdeci, müjdeleyen, birini bir şeyle sevindiren, birine sevineceği bir<br />
haber veren.<br />
Beşîr hem Peygamberimizin hem de Kur'ân'ın bir niteliğidir. Kur'ân, iman edip salih<br />
amel işleyenler Allah’ın rahmeti, mağfireti, rızası, büyük lütfu ve büyük mükâfat, cennetler,<br />
tükenmez nimetler, temiz eşler, doğruluk makamı ile müjdeler.<br />
"Kur'ân müminler için bir r hidayet rehberi ve müjde vericidir." (Bakara, 2/97; Kehf, 18/2)<br />
"Kur'ân, onu (Tevrat'ı) doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak ve muhsinleri (iman edip<br />
salih amelleri en güzel bir şekilde yapanları) müjde olmak için Arap diliyle indirilmiş bir<br />
kitaptır." (Ahkâf, 46/12; Kehf, 18/1-2)<br />
"(Ey Peygamberim!) Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir<br />
rehber, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik." (Nahl, 16/89)<br />
"(Gerçekten bu Kur’ân) iyi işler yapan müminler için büyük bir mükafat olduğunu<br />
müjdeler." (İsra, 17/10)<br />
"Bu, bilen bir toplum için Arapça bir Kur’ân olarak ayetleri genişçe açıklanmış bir<br />
kitaptır. Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir.” (Fussılet, 41/3-4)<br />
<br />
[b]11. Beyân:[/b] Açıklama; bildiri, duyuru, delil; şüpheyi ortadan kaldırarak kastedilen<br />
manayı muhataba açıklamak, manadaki kapalılığı giderip, ona muhatabın biçimde açıklık<br />
kazandırmak, açık seçik olmak.<br />
Kur’ân’ın bütün insanlar için hak ile batılı, yanlışla doğruyu birbirinden ayırt eden,<br />
açıklayan ve doğru yola ileten bir kitap, özellikle takva sahipleri için bir ibret ve öğüttür.<br />
"Bu (Kur'ân) insanlar için bir açıklamadır. " (Al-i İmran, 3/138)<br />
<br />
[b]12. Beyyine: [/b]Bir davayı açıkça ispat eden, kendisi açık, başkasını açıklayıcı delil<br />
(En' am, 6/157; Bakara, 2/185)<br />
<br />
[b]13. Büşra :[/b] Müjde, sevindirici haber; müjdelik, muştuluk.<br />
Kur’ân mü'minlere, kendileri için dünya ve ahirette hazırlanan nimetleri bildirmekle<br />
bir müjdedir. (Nahl, 16/89, Neml, 27/1-2).<br />
<br />
[b]14. Fasl:[/b] Gerçek ve kesin söz; hak ile batılın arasını ayıran hüküm; aralık, engel; bir<br />
şeyi kesip ayırmak, kesmek, açıklamak.<br />
“Şüphesiz o Kur’ân, ayırt eden bir sözdür." (Tarık, 86/13)<br />
Kur'ân'ın fasl olması, iman ile küfrü, hidayet ile dalaleti, hak ile batılı, iyi ile kötüyü,<br />
doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini, itaat ile isyanı, adalet ve takva ile zulmü birbirinden ayırt<br />
eden bir kitap olması ve bu konularda insanlara rehberlik etmesidir. Bu tabir aynı zamanda <br />
Kur'ân'ın sure sure ayet ayet, parça parça indirilmesini ifade eder. Bu husus şu ayette de<br />
bildirilmektedir:<br />
"Andolsun, düşünüp öğüt alsınlar diye o sözü (Kur’ân'ı) onlara aralıklarla ulaştırdık."<br />
(Kasas, 28/51; bk. Furkan, 25/32))<br />
<br />
[b]15. Furkan : [/b]Îmânı küfürden, ihlası riyadan, tevhîdi şirkten, hakkı bâtıldan, doğruyu<br />
eğriden, hayrı şerden, iyiyi kötüden, helalı haramdan, tayyîbi habîsten... ayıran ve gerçekleri<br />
açıklayan.<br />
Kur’ân-ı Kerim; hak ile batılı, helal ile haramı, iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini, doğru<br />
ile yanlışı birbirinden ayırdığı ve insanları kurtuluşa götürdüğü için, ona bu isim verilmiştir.<br />
"Alemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı indiren Allah’ın şanı yücedir." (Furkan,<br />
25/1)<br />
<br />
[b]16. Hablullah:[/b] Habl: İp, urgan; ahid, tutulacak söz, yemin; eman, güven; bir şeyi iple<br />
bağlamak demektir. Hablullah: Allah' ın ipi, Allah' a vuslat sebebi olan delil ve vasıta<br />
demektir.<br />
“Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'ân'a) sımsıkı sarılın." (Al-i İmran, 3/103)<br />
Kur'ân ve hükümleri, tıpkı derin bir çukura düşmüş insana tutunup kurtulması için<br />
yukarıdan sarkıtılan ip gibi semadan arza uzatılmış bir hidayet nurudur. Başka bir açıklamaya<br />
göre ise Kur’ân, insanın tehlikeli bir yolda yürürken düşmemek için tutunup güvenlik içinde<br />
ilerlemesini sağlayan bir emniyet bağıdır. Ona sarılan yani Kur'ân'a iman edip emir, yasak,<br />
hüküm ve tavsiyelerini uygulayan insan tehlikeden ve helâk olmaktan kurtulur, selâmete<br />
ulaşır . Nitekim Hz. Peygamber, Allah’ın kitabının semadan arza uzatılan bir ip olduğunu, ona<br />
sarılan kişinin hidayete ereceğini, onu terkedenin ise sapıklığa düşeceğini, onda akla<br />
durgunluk veren tükenmez hârikalar bulunduğunu ifade etmiştir (Müsned, II, 3, 14, 17; Müslim,<br />
“Feżâîilü’ś-śaĥâbe”, 37; Ebû Dâvûd, “Feżâîlü’l-Ķur’ân”, 1; Tirmizî, “Menâķıb”, 32).<br />
<br />
[b]17. Hakîm:[/b] çok hikmetli, hikmeti söyleyen, muhkem (sağlam), hâkim (hüküm veren),<br />
kendisi ile hükmedilen ve hükmü kesin olan, hikmet sahibi, işlerini en güzel biçimde yapan.<br />
Kur' an, hakîmdir; hakkı batıldan ayırma hükmünü veren, kendisinden hükümler elde<br />
edilen, lâfız ve manasıyla hikmetlerle dolu bir kitaptır.<br />
Kur'ân-ı Kerim; gerçekten çok muhkem, sağlam, her emir ve yasağı, her hüküm ve<br />
ilkesi doğru ve hikmet doludur. Kur'ân-ı Kerim'de akla, fıtrata ve gerçeğe aykırı hiç bir bilgi,<br />
hüküm, emir ve yasak yoktur.<br />
" Bunlar hikmet dolu Kitab'ın ayetleridir." (Yunus, 10/1)<br />
<br />
[b]18. Hakk:[/b] Gerçek, gerçek olan şey, inkârı caiz olmayan, gerçekten var olan, doğru,<br />
adalet, hikmet, hikmete uygun olan hüküm, varlığında şüphe bulunmayan, asılsız, hayal ve<br />
yalan anlamındaki batılın zıddı, hakikat, gerçeklik.<br />
Allah’ın güzel isimlerinden biri de “el-Hak”tır. (Nûr, 24/25; Hac, 22/6)<br />
"(Ey Peygamberim!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur’ân), hak kitaptır." (Fâtır, 35/31)<br />
"(Ey Peygamberim!) Sana da Kitab’ı (Kur’ân’ı) hak olarak indirdik." (Mâide, 5/48; bk.<br />
Nisa, 4/105; Zümer, 39/2, 41; Şura, 42/17)<br />
İçerdiği bütün bilgilerin doğru, bütün emir ve yasaklarının, hüküm ve ilkelerinin, fert ve<br />
toplumların lehine; uyarı, müjde, vaat ve va'îdlerinin gerçek olması, Kur'ân'ın hak olmasıdır.<br />
<br />
[b]19. Hikmet :[/b] İlim ve akıl ile gerçeğe ulaşmak, eşyanın hakikatini bilmek, anlayış, hak<br />
ile batılı ayırmak; dinde derin kavrayış ve onunla amel etmek; söz ve işte isabet etmek;<br />
Allah'a itaat, Allah korkusu, takva; ilim; adalet; hilim; nübüvvet ve risalet; Tevrat; İncil;<br />
Kur’ân. (İsra, 17/39;Kamer, 54/5).<br />
<br />
[b]20. Hüda:[/b] Yol göstermek, iyi yola güzellikle rehberlik etmek, istenil e ne<br />
kavuşturmak, lütuf ile olan rehberlik; hidayet eden rehber; doğru yola gitmek, hidayet<br />
bulmak; yol, hidayet olunan doğru yol; itaat ve kulluk.<br />
“O Ramazan ayı ki; insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı<br />
birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’ân o ayda indirildi.” (Bakara, 2/185)<br />
"(Ey Peygamberim! Sana bu kitabı); doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve<br />
Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik." (Nahl, 16/89)<br />
"Şüphesiz Kur'ân , elbette müminler için bir hidayet ve bir rahmettir." (Neml, 27/77;<br />
Yunus, 10/57; İsra, 17/82)<br />
Kur’ân insanın özel, aile ve toplum hayatında yemesinden içmesine (A’râf, 7/31),<br />
evlenmesinden boşanmasına (Nisa. 4/3; Bakara, 2/221-232), ticaretinden mirasının taksimine<br />
(Bakara, 2/275; Nisa, 4/7, 10-12, 176), Konuşmasından yürümesine (Lokman, 31/19), çocuğun kaç sene<br />
emzirilmesinden, birisinin evine nasıl girileceğine (Bakara, 2/233; , 24/27), çocukların anababalarının<br />
yatak odalarına ne zaman ve nasıl gireceklerinden (Nûr, 24/58-59), yemeğin birlikte<br />
veya ayrı ayrı yenmesine (Bakara, 2/61) varıncaya kadar fert, aile ve toplum hayatı ile ilgili temel <br />
kurallar getirmiş ve insana yol göstermiştir. Kur'ân, toplumları her alanda en doğru yola götürür,<br />
rehberlik eder. Bu husus, İsra suresinin 9'uncu ayetinde açıkça bildirilmektedir:<br />
"Gerçekten bu Kur’ân, en doğru olan yola götürür." (İsra, 17/9)<br />
<br />
(Bu Bölüm, Doç. Dr. İsmail Karagöz tarafından hazırlanmıştır.)<br />
<br />
Bu Kıymetli eser Diyanet işlerimiz tarafından hazırlanmış ve yayınlanmıştır, tamamını indirmek veya web üzerinden görüntülemek için http://kuran.diyanet.gov.tr/dosyalar/Kuran-Isimleri.pdf adresini ziyaret ediniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[b]Kur'ân-Kerim;[/b]<br />
<br />
-Yüce Allah tarafından (Hâkka, 69/43),<br />
-Vahiy yoluyla (Yunus, 10/15),<br />
-Arapça olarak (Yusuf, 12/2),<br />
-Peyderpey Peygamberimize indirilen (Furkan, 25/32),<br />
-Allah sözü olduğunda şüphe olmayan (Bakara, 2/2; Secde, 32/2),<br />
-Nesilden nesle bize kadar tevatüren gelen,<br />
-Mushaflarda yazılı,<br />
-Fatiha suresi ile başlayıp Nâs suresi ile sona eren,<br />
-Okunması ile ibadet edilen ve sevap kazanılan,<br />
-323. 015 harf, 77. 439 kelime (Süyutî, I, 184)<br />
-6236 ayet ve 114 sureden oluşan,<br />
-Veciz ve mûciz bir Allah kelâmıdır.<br />
<br />
[b]Kur’an-ı Kerim’de Kur’anın zikredildiği diğer isimler şunlardır:[/b]<br />
<br />
[b]1. Aceb :[/b] Hayrete düşüren, hoşa giden, hayranlık veren ve emsali bulunmayan,<br />
harikulade güzel, çok hayret verici anlamındadır.<br />
"(Ey Peygamberim)! De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’ân’ı) dinleyip şöyle<br />
dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’ân dinledik de ona<br />
iman ettik.” (Cin, 72/1-2)<br />
Kur’an’ın emsalsiz ve hayranlık verecek niteliği; lafzının beliğ ve fasih, anlamının derin<br />
ve bilgilerinin doğru olması sebebiyledir. (bk. Kaf, 50/2; Sâd, 38/5; Sâffât, 37/12)<br />
<br />
[b]2. Adl :[/b] “doğru olmak, doğru davranmak, adaletle hükmetmek; eşitlemek” .<br />
Kur'ân'ın koyduğu hükümlerde tam ve mükemmeldir, zulüm ve eğrilikten uzaktır. (Bk.<br />
En' am, 6/115).<br />
<br />
[b]3. Ahsenü'l-Hadis : [/b]Sözün en güzeli, en güzel söz.<br />
Kur’ân, tamamen Allah sözüdür, bu itibarla sözlerin en güzelidir; yani ondaki bilgiler ve<br />
haberler gerçek, hükümler adaletli ve yararlı; onun gösterdiği yol doğru ve kurtarıcıdır, en<br />
güzel rehberdir, en güzel hükümleri ve tavsiyeleri içerir. Kur'ân; kendi içinde uyumlu; sözleri, <br />
nazmı ve üslûbu güzel, ahenkli, içeriği tutarlıdır; onda makul ve izahı mümkün olmayan hiçbir açıklama yoktur.<br />
"Allah sözün en güzelini; ayetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri,<br />
kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir." (Zümer, 39/23)<br />
<br />
[b]4. Alî :[/b]Çok yüce, yüksek şerefli, kıymetli, kadri yüce.<br />
Kur’ân çok yücedir; ebedî mucize olması sebebiyle, indirilmiş olan diğer kitapların<br />
hepsinden yüksektir. Doğru yola götürür. Kur’ân'ın anlaşılmasıyla, onun yücelik sıfatına<br />
uygun olarak, üstün düşünce ve değerler ortaya çıkar.<br />
"Şüphesiz Kur'ân, katımızdaki ana kitapta (Levh-i Mahfuz’da sabit olup) çok yücedir,<br />
hikmetlerle doludur." (Zuhruf, 43/4)<br />
<br />
[b]5. Arabî :[/b] Araba mensub; arapça; Hz. İsmail' in diyarına da "arabe" denilir ki bu<br />
taktirde "arabiyy", "arabe" diyarının lugatine mensub demek olur. Her iki mana da aynı<br />
mahiyettedir.<br />
"Biz, onu Arapça bir Kur’ân yaptık." (Zuhruf, 43/2; Ahkâf, 46/12)<br />
Yüce Allah, her Peygamberi kendi kavminin dili ile indirmiştir:<br />
“Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın<br />
emirlerini) iyice açıklasın.” (İbrahim, 14/4)<br />
Dolayısıyla yüce Allah, Kur'ân'ı da Arap dilinde indirmiştir.<br />
"Böylece biz onu (Kur’ân’ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik." (Ra'd, 13/37)<br />
<br />
[b]6. Azim :[/b] Ulu, yüce, büyük, azametli<br />
"Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi ayeti (Fatiha suresini) ve büyük Kur’ân’ı<br />
verdik." (Hicr, 15/87)<br />
Kur'ân'ın büyüklüğü, hacmi itibari ile değil emir, yasak, farz, haram, hüküm, ilke,<br />
bilgi, rahmet, hidayet, şifa, uyarı ve müjde itibari iledir. Kur'ân'da insanlık âlemi için gerekli<br />
olan her hüküm ve ilke vardır.<br />
"(Ey Peygamberim!) Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir<br />
rehber, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik." (Nahl, 16/89) ayeti,<br />
Kur'ân'ın bu büyüklüğünü ifade etmektedir.<br />
[b]<br />
7. Aziz :[/b] Çok izzetli, şerefli, eşsiz, çok güçlü, çok değerli, hükmü galip, kendisine<br />
batıl karışmayan, hükümleri hiçbir şekilde iptal edilemeyecek derecede doğru ve sağlam.<br />
Kur' an; bir benzerinin meydana getirilememesi demek olan mu'cizeliğini ve<br />
eşsizliğini dil ve üslubuyla, tutarlı ve çelişkisiz oluşuyla, prensiplerinin canlılığıyla,<br />
günümüze kadar hiçbir değişikliğe uğramadan gelmesiyle, bilinmeyenleri bildirmesiyle, ilmi<br />
buluşlara ışık tutan ayetleri ... vb. birçok yönlerden ispat etmiştir. O, kendisiyle zıtlaşanları<br />
yenen, eşi ve benzeri olmayan bir Kitaptır.<br />
"Kur'ân çok aziz bir kitaptır." (Fussılet, 41/41)<br />
<br />
[b]8. Belağ :[/b] Tebliğ, davet, duyuru; yeterli ve beliğ nasihat; yetecek şey, yetecek<br />
miktar; yetişmek, kifayet, istenen şeye ulaşmak; yetiştirilen nesne; yetiştirmek, eriştirmek<br />
Kur’ân, bütün insanlara bir tebliğ ve duyurudur, doğru yola çağrıdır. Allah’ın azabına<br />
karşı insanların uyarılması, insanların ondaki açık ve kesin deliller sayesinde Allah’tan başka<br />
ilâh olmadığını anlamaları ve akl-ı selim sahiplerinin düşünüp öğüt almaları için insanlara<br />
gönderilmiş bir bildirimdir..<br />
"Bu (Kur’ân); kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve<br />
akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir." (İbrahim,14/52)<br />
<br />
[b]9. Besair :[/b]Basiret'in çoğuludur. Basiret; gerçeğin ortaya çıkmasını, açıklığa<br />
kavuşmasını sağlayan şey, bilgi, kesinlik, delil, kanıt, kalp göz.<br />
Basîret; hakla-batılın, hidâyetle-dalaletin, hayırla-şerrin, doğru ile yanlışın birbirinden<br />
ayrıldığı marifet, bilgi ve kalp nurudur.<br />
Kur'ân, müminler için hakikati ve doğruyu görmeye yarayan kalp gözü<br />
mesabesindedir.<br />
Onda gerekli her türlü açıklama yapılmıştır. Allah'ın sınırlarını, hükümlerini gösteren<br />
işaretlerle, gerçekleri gösteren delillerle doludur.<br />
 “Bu (Kur’ân) Rabbinizden gelen basiretlerdir. İman edecek bir topluluk için bir hidayet<br />
kaynağı ve bir rahmettir." (A'râf, 7/203)<br />
<br />
[b]10. Beşîr:[/b] Müjdeci, müjdeleyen, birini bir şeyle sevindiren, birine sevineceği bir<br />
haber veren.<br />
Beşîr hem Peygamberimizin hem de Kur'ân'ın bir niteliğidir. Kur'ân, iman edip salih<br />
amel işleyenler Allah’ın rahmeti, mağfireti, rızası, büyük lütfu ve büyük mükâfat, cennetler,<br />
tükenmez nimetler, temiz eşler, doğruluk makamı ile müjdeler.<br />
"Kur'ân müminler için bir r hidayet rehberi ve müjde vericidir." (Bakara, 2/97; Kehf, 18/2)<br />
"Kur'ân, onu (Tevrat'ı) doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak ve muhsinleri (iman edip<br />
salih amelleri en güzel bir şekilde yapanları) müjde olmak için Arap diliyle indirilmiş bir<br />
kitaptır." (Ahkâf, 46/12; Kehf, 18/1-2)<br />
"(Ey Peygamberim!) Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir<br />
rehber, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik." (Nahl, 16/89)<br />
"(Gerçekten bu Kur’ân) iyi işler yapan müminler için büyük bir mükafat olduğunu<br />
müjdeler." (İsra, 17/10)<br />
"Bu, bilen bir toplum için Arapça bir Kur’ân olarak ayetleri genişçe açıklanmış bir<br />
kitaptır. Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir.” (Fussılet, 41/3-4)<br />
<br />
[b]11. Beyân:[/b] Açıklama; bildiri, duyuru, delil; şüpheyi ortadan kaldırarak kastedilen<br />
manayı muhataba açıklamak, manadaki kapalılığı giderip, ona muhatabın biçimde açıklık<br />
kazandırmak, açık seçik olmak.<br />
Kur’ân’ın bütün insanlar için hak ile batılı, yanlışla doğruyu birbirinden ayırt eden,<br />
açıklayan ve doğru yola ileten bir kitap, özellikle takva sahipleri için bir ibret ve öğüttür.<br />
"Bu (Kur'ân) insanlar için bir açıklamadır. " (Al-i İmran, 3/138)<br />
<br />
[b]12. Beyyine: [/b]Bir davayı açıkça ispat eden, kendisi açık, başkasını açıklayıcı delil<br />
(En' am, 6/157; Bakara, 2/185)<br />
<br />
[b]13. Büşra :[/b] Müjde, sevindirici haber; müjdelik, muştuluk.<br />
Kur’ân mü'minlere, kendileri için dünya ve ahirette hazırlanan nimetleri bildirmekle<br />
bir müjdedir. (Nahl, 16/89, Neml, 27/1-2).<br />
<br />
[b]14. Fasl:[/b] Gerçek ve kesin söz; hak ile batılın arasını ayıran hüküm; aralık, engel; bir<br />
şeyi kesip ayırmak, kesmek, açıklamak.<br />
“Şüphesiz o Kur’ân, ayırt eden bir sözdür." (Tarık, 86/13)<br />
Kur'ân'ın fasl olması, iman ile küfrü, hidayet ile dalaleti, hak ile batılı, iyi ile kötüyü,<br />
doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini, itaat ile isyanı, adalet ve takva ile zulmü birbirinden ayırt<br />
eden bir kitap olması ve bu konularda insanlara rehberlik etmesidir. Bu tabir aynı zamanda <br />
Kur'ân'ın sure sure ayet ayet, parça parça indirilmesini ifade eder. Bu husus şu ayette de<br />
bildirilmektedir:<br />
"Andolsun, düşünüp öğüt alsınlar diye o sözü (Kur’ân'ı) onlara aralıklarla ulaştırdık."<br />
(Kasas, 28/51; bk. Furkan, 25/32))<br />
<br />
[b]15. Furkan : [/b]Îmânı küfürden, ihlası riyadan, tevhîdi şirkten, hakkı bâtıldan, doğruyu<br />
eğriden, hayrı şerden, iyiyi kötüden, helalı haramdan, tayyîbi habîsten... ayıran ve gerçekleri<br />
açıklayan.<br />
Kur’ân-ı Kerim; hak ile batılı, helal ile haramı, iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini, doğru<br />
ile yanlışı birbirinden ayırdığı ve insanları kurtuluşa götürdüğü için, ona bu isim verilmiştir.<br />
"Alemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı indiren Allah’ın şanı yücedir." (Furkan,<br />
25/1)<br />
<br />
[b]16. Hablullah:[/b] Habl: İp, urgan; ahid, tutulacak söz, yemin; eman, güven; bir şeyi iple<br />
bağlamak demektir. Hablullah: Allah' ın ipi, Allah' a vuslat sebebi olan delil ve vasıta<br />
demektir.<br />
“Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'ân'a) sımsıkı sarılın." (Al-i İmran, 3/103)<br />
Kur'ân ve hükümleri, tıpkı derin bir çukura düşmüş insana tutunup kurtulması için<br />
yukarıdan sarkıtılan ip gibi semadan arza uzatılmış bir hidayet nurudur. Başka bir açıklamaya<br />
göre ise Kur’ân, insanın tehlikeli bir yolda yürürken düşmemek için tutunup güvenlik içinde<br />
ilerlemesini sağlayan bir emniyet bağıdır. Ona sarılan yani Kur'ân'a iman edip emir, yasak,<br />
hüküm ve tavsiyelerini uygulayan insan tehlikeden ve helâk olmaktan kurtulur, selâmete<br />
ulaşır . Nitekim Hz. Peygamber, Allah’ın kitabının semadan arza uzatılan bir ip olduğunu, ona<br />
sarılan kişinin hidayete ereceğini, onu terkedenin ise sapıklığa düşeceğini, onda akla<br />
durgunluk veren tükenmez hârikalar bulunduğunu ifade etmiştir (Müsned, II, 3, 14, 17; Müslim,<br />
“Feżâîilü’ś-śaĥâbe”, 37; Ebû Dâvûd, “Feżâîlü’l-Ķur’ân”, 1; Tirmizî, “Menâķıb”, 32).<br />
<br />
[b]17. Hakîm:[/b] çok hikmetli, hikmeti söyleyen, muhkem (sağlam), hâkim (hüküm veren),<br />
kendisi ile hükmedilen ve hükmü kesin olan, hikmet sahibi, işlerini en güzel biçimde yapan.<br />
Kur' an, hakîmdir; hakkı batıldan ayırma hükmünü veren, kendisinden hükümler elde<br />
edilen, lâfız ve manasıyla hikmetlerle dolu bir kitaptır.<br />
Kur'ân-ı Kerim; gerçekten çok muhkem, sağlam, her emir ve yasağı, her hüküm ve<br />
ilkesi doğru ve hikmet doludur. Kur'ân-ı Kerim'de akla, fıtrata ve gerçeğe aykırı hiç bir bilgi,<br />
hüküm, emir ve yasak yoktur.<br />
" Bunlar hikmet dolu Kitab'ın ayetleridir." (Yunus, 10/1)<br />
<br />
[b]18. Hakk:[/b] Gerçek, gerçek olan şey, inkârı caiz olmayan, gerçekten var olan, doğru,<br />
adalet, hikmet, hikmete uygun olan hüküm, varlığında şüphe bulunmayan, asılsız, hayal ve<br />
yalan anlamındaki batılın zıddı, hakikat, gerçeklik.<br />
Allah’ın güzel isimlerinden biri de “el-Hak”tır. (Nûr, 24/25; Hac, 22/6)<br />
"(Ey Peygamberim!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur’ân), hak kitaptır." (Fâtır, 35/31)<br />
"(Ey Peygamberim!) Sana da Kitab’ı (Kur’ân’ı) hak olarak indirdik." (Mâide, 5/48; bk.<br />
Nisa, 4/105; Zümer, 39/2, 41; Şura, 42/17)<br />
İçerdiği bütün bilgilerin doğru, bütün emir ve yasaklarının, hüküm ve ilkelerinin, fert ve<br />
toplumların lehine; uyarı, müjde, vaat ve va'îdlerinin gerçek olması, Kur'ân'ın hak olmasıdır.<br />
<br />
[b]19. Hikmet :[/b] İlim ve akıl ile gerçeğe ulaşmak, eşyanın hakikatini bilmek, anlayış, hak<br />
ile batılı ayırmak; dinde derin kavrayış ve onunla amel etmek; söz ve işte isabet etmek;<br />
Allah'a itaat, Allah korkusu, takva; ilim; adalet; hilim; nübüvvet ve risalet; Tevrat; İncil;<br />
Kur’ân. (İsra, 17/39;Kamer, 54/5).<br />
<br />
[b]20. Hüda:[/b] Yol göstermek, iyi yola güzellikle rehberlik etmek, istenil e ne<br />
kavuşturmak, lütuf ile olan rehberlik; hidayet eden rehber; doğru yola gitmek, hidayet<br />
bulmak; yol, hidayet olunan doğru yol; itaat ve kulluk.<br />
“O Ramazan ayı ki; insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı<br />
birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’ân o ayda indirildi.” (Bakara, 2/185)<br />
"(Ey Peygamberim! Sana bu kitabı); doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve<br />
Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik." (Nahl, 16/89)<br />
"Şüphesiz Kur'ân , elbette müminler için bir hidayet ve bir rahmettir." (Neml, 27/77;<br />
Yunus, 10/57; İsra, 17/82)<br />
Kur’ân insanın özel, aile ve toplum hayatında yemesinden içmesine (A’râf, 7/31),<br />
evlenmesinden boşanmasına (Nisa. 4/3; Bakara, 2/221-232), ticaretinden mirasının taksimine<br />
(Bakara, 2/275; Nisa, 4/7, 10-12, 176), Konuşmasından yürümesine (Lokman, 31/19), çocuğun kaç sene<br />
emzirilmesinden, birisinin evine nasıl girileceğine (Bakara, 2/233; , 24/27), çocukların anababalarının<br />
yatak odalarına ne zaman ve nasıl gireceklerinden (Nûr, 24/58-59), yemeğin birlikte<br />
veya ayrı ayrı yenmesine (Bakara, 2/61) varıncaya kadar fert, aile ve toplum hayatı ile ilgili temel <br />
kurallar getirmiş ve insana yol göstermiştir. Kur'ân, toplumları her alanda en doğru yola götürür,<br />
rehberlik eder. Bu husus, İsra suresinin 9'uncu ayetinde açıkça bildirilmektedir:<br />
"Gerçekten bu Kur’ân, en doğru olan yola götürür." (İsra, 17/9)<br />
<br />
(Bu Bölüm, Doç. Dr. İsmail Karagöz tarafından hazırlanmıştır.)<br />
<br />
Bu Kıymetli eser Diyanet işlerimiz tarafından hazırlanmış ve yayınlanmıştır, tamamını indirmek veya web üzerinden görüntülemek için http://kuran.diyanet.gov.tr/dosyalar/Kuran-Isimleri.pdf adresini ziyaret ediniz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Esma-i Hüsna]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1574</link>
			<pubDate>Tue, 29 Dec 2015 01:24:03 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=455">me3met</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1574</guid>
			<description><![CDATA[Ayet ve hadislerde Allah’ın isimleri “En güzel isimler” anlamında ”el-esmâü’l-hüsnâ” şeklinde ifade edilmektedir. <br />
<br />
[b]Ebû Hüreyre(r.a.) rivayet etmiştir:<br />
[/b]<br />
“Allah’ın 99 ismi vardır. Yüzden bir eksik. Bu isimleri<br />
bir kimse ezberlerse (hıfz) cennete girer. O tektir, teki sever.”<br />
(Buhârî, De’avât, 68, VII, 169)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ayet ve hadislerde Allah’ın isimleri “En güzel isimler” anlamında ”el-esmâü’l-hüsnâ” şeklinde ifade edilmektedir. <br />
<br />
[b]Ebû Hüreyre(r.a.) rivayet etmiştir:<br />
[/b]<br />
“Allah’ın 99 ismi vardır. Yüzden bir eksik. Bu isimleri<br />
bir kimse ezberlerse (hıfz) cennete girer. O tektir, teki sever.”<br />
(Buhârî, De’avât, 68, VII, 169)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ahlak örneği insanlar]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1573</link>
			<pubDate>Tue, 29 Dec 2015 01:11:11 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=455">me3met</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1573</guid>
			<description><![CDATA[[b]İnsan:7[/b]<br />
O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.<br />
[size=xx-large]يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْماً كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يراً[/size]<br />
<br />
[b]İnsan:10[/b]<br />
"Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız."<br />
[size=xx-large]اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْماً عَبُوساً قَمْطَر۪يراً[/size]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[b]İnsan:7[/b]<br />
O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.<br />
[size=xx-large]يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْماً كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يراً[/size]<br />
<br />
[b]İnsan:10[/b]<br />
"Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız."<br />
[size=xx-large]اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْماً عَبُوساً قَمْطَر۪يراً[/size]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ahde Vefa]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1572</link>
			<pubDate>Tue, 29 Dec 2015 01:08:15 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=455">me3met</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1572</guid>
			<description><![CDATA[[b]Bakara:177[/b]<br />
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.<br />
[size=xx-large]لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ[/size]<br />
<br />
[b]Maide:1[/b]<br />
Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helâl saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar, size helal kılındı. Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.<br />
[size=xx-large]يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَوْفُوا بِالْعُقُودِۜ اُحِلَّتْ لَكُمْ بَه۪يمَةُ الْاَنْعَامِ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ مَا يُر۪يدُ[/size]<br />
<br />
[b]Enfal:56[/b]<br />
Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.<br />
[size=xx-large]اَلَّذ۪ينَ عَاهَدْتَ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنْقُضُونَ عَهْدَهُمْ ف۪ي كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ[/size]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[b]Bakara:177[/b]<br />
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.<br />
[size=xx-large]لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ[/size]<br />
<br />
[b]Maide:1[/b]<br />
Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helâl saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar, size helal kılındı. Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.<br />
[size=xx-large]يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَوْفُوا بِالْعُقُودِۜ اُحِلَّتْ لَكُمْ بَه۪يمَةُ الْاَنْعَامِ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ مَا يُر۪يدُ[/size]<br />
<br />
[b]Enfal:56[/b]<br />
Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.<br />
[size=xx-large]اَلَّذ۪ينَ عَاهَدْتَ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنْقُضُونَ عَهْدَهُمْ ف۪ي كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ[/size]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Affetmek]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1571</link>
			<pubDate>Tue, 29 Dec 2015 01:03:33 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=455">me3met</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1571</guid>
			<description><![CDATA[[b]Bakara:178[/b]<br />
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.<br />
[size=xx-large]يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلٰىۜ اَلْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْاُنْثٰى بِالْاُنْثٰىۜ فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ اَخ۪يهِ شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَاَدَٓاءٌ اِلَيْهِ بِاِحْسَانٍۜ ذٰلِكَ تَخْف۪يفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ[/size]<br />
<br />
[b]Bakara:219[/b]<br />
Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür." Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "İhtiyaçtan arta kalanı." Allah size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.<br />
[size=xx-large]يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ قُلْ ف۪يهِمَٓا اِثْمٌ كَب۪يرٌ وَمَنَافِـعُ لِلنَّاسِۘ وَاِثْمُهُمَٓا اَكْبَرُ مِنْ نَفْعِهِمَاۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلِ الْعَفْوَۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَۙ[/size]<br />
<br />
[b]Bakara:237[/b]<br />
Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah'a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.<br />
[size=xx-large]وَاِنْ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَر۪يضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ اِلَّٓا اَنْ يَعْفُونَ اَوْ يَعْفُوَا الَّذ۪ي بِيَدِه۪ عُقْدَةُ النِّكَاحِۜ وَاَنْ تَعْفُٓوا اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۜ وَلَا تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ[/size]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[b]Bakara:178[/b]<br />
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.<br />
[size=xx-large]يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلٰىۜ اَلْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْاُنْثٰى بِالْاُنْثٰىۜ فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ اَخ۪يهِ شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَاَدَٓاءٌ اِلَيْهِ بِاِحْسَانٍۜ ذٰلِكَ تَخْف۪يفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ[/size]<br />
<br />
[b]Bakara:219[/b]<br />
Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür." Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "İhtiyaçtan arta kalanı." Allah size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.<br />
[size=xx-large]يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ قُلْ ف۪يهِمَٓا اِثْمٌ كَب۪يرٌ وَمَنَافِـعُ لِلنَّاسِۘ وَاِثْمُهُمَٓا اَكْبَرُ مِنْ نَفْعِهِمَاۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلِ الْعَفْوَۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَۙ[/size]<br />
<br />
[b]Bakara:237[/b]<br />
Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah'a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.<br />
[size=xx-large]وَاِنْ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَر۪يضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ اِلَّٓا اَنْ يَعْفُونَ اَوْ يَعْفُوَا الَّذ۪ي بِيَدِه۪ عُقْدَةُ النِّكَاحِۜ وَاَنْ تَعْفُٓوا اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۜ وَلَا تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ[/size]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Adam öldürmenin cezası]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1570</link>
			<pubDate>Tue, 29 Dec 2015 00:41:03 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=455">me3met</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1570</guid>
			<description><![CDATA[[b]Nisa:92[/b]<br />
Bir müminin bir mümini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse bir mü'min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü'min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü'min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü'min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkan bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ardarda oruç tutması gerekir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.<br />
[size=xx-large]وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ اَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِناً اِلَّا خَطَـٔاًۚ وَمَنْ قَتَلَ مُـؤْمِناً خَطَــٔاً فَـتَـحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَصَّدَّقُواۜ فَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۜ وَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ وَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِۘ تَوْبَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً[/size]<br />
<br />
<br />
[b]Nisa:93[/b]<br />
Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.<br />
[size=xx-large]وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِناً مُتَعَمِّداً فَجَزَٓاؤُ۬هُ جَهَنَّمُ خَالِداً ف۪يهَا وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَاَعَدَّ لَهُ عَذَاباً عَظ۪يماً[/size]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[b]Nisa:92[/b]<br />
Bir müminin bir mümini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse bir mü'min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü'min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü'min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü'min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkan bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ardarda oruç tutması gerekir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.<br />
[size=xx-large]وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ اَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِناً اِلَّا خَطَـٔاًۚ وَمَنْ قَتَلَ مُـؤْمِناً خَطَــٔاً فَـتَـحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَصَّدَّقُواۜ فَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۜ وَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ وَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِۘ تَوْبَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً[/size]<br />
<br />
<br />
[b]Nisa:93[/b]<br />
Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.<br />
[size=xx-large]وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِناً مُتَعَمِّداً فَجَزَٓاؤُ۬هُ جَهَنَّمُ خَالِداً ف۪يهَا وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَاَعَدَّ لَهُ عَذَاباً عَظ۪يماً[/size]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Adalet]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1569</link>
			<pubDate>Mon, 28 Dec 2015 08:38:11 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=455">me3met</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1569</guid>
			<description><![CDATA[[b]Bakara:100[/b]<br />
Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa içlerinden bir takımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.<br />
[size=xx-large]اَوَكُلَّمَا عَاهَدُوا عَهْداً نَبَذَهُ فَر۪يقٌ مِنْهُمْۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ[/size]<br />
<br />
-<br />
<br />
[b]Al-i İmran:18[/b]<br />
Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şâhitlik ettiler. Ondan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.<br />
[size=xx-large]شَهِدَ اللّٰهُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۙ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَاُو۬لُوا الْعِلْمِ قَٓائِماً بِالْقِسْطِۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۜ[/size]<br />
<br />
-<br />
[b]<br />
Al-i İmran:21[/b]<br />
Allah'ın âyetlerini inkar edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele.<br />
[size=xx-large]اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَيَقْتُلُونَ الَّذ۪ينَ يَأْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ[/size]<br />
<br />
-<br />
<br />
[b]Nisa:3[/b]<br />
Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.<br />
[size=xx-large]وَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تُـقْسِطُوا فِي الْيَتَامٰى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنَ النِّسَٓاءِ مَثْنٰى وَثُلٰثَ وَرُبَاعَۚ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تَعْدِلُوا فَوَاحِدَةً اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَلَّا تَعُولُواۜ[/size]<br />
<br />
-<br />
<br />
[b]Nisa:58[/b]<br />
Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.<br />
[size=xx-large]اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تُؤَدُّوا الْاَمَانَاتِ اِلٰٓى اَهْلِهَاۙ وَاِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ اَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِۜ اِنَّ اللّٰهَ نِعِمَّا يَعِظُـكُمْ بِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ سَم۪يعاً بَص۪يراً[/size]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[b]Bakara:100[/b]<br />
Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa içlerinden bir takımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.<br />
[size=xx-large]اَوَكُلَّمَا عَاهَدُوا عَهْداً نَبَذَهُ فَر۪يقٌ مِنْهُمْۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ[/size]<br />
<br />
-<br />
<br />
[b]Al-i İmran:18[/b]<br />
Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şâhitlik ettiler. Ondan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.<br />
[size=xx-large]شَهِدَ اللّٰهُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۙ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَاُو۬لُوا الْعِلْمِ قَٓائِماً بِالْقِسْطِۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۜ[/size]<br />
<br />
-<br />
[b]<br />
Al-i İmran:21[/b]<br />
Allah'ın âyetlerini inkar edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele.<br />
[size=xx-large]اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَيَقْتُلُونَ الَّذ۪ينَ يَأْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ[/size]<br />
<br />
-<br />
<br />
[b]Nisa:3[/b]<br />
Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.<br />
[size=xx-large]وَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تُـقْسِطُوا فِي الْيَتَامٰى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنَ النِّسَٓاءِ مَثْنٰى وَثُلٰثَ وَرُبَاعَۚ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تَعْدِلُوا فَوَاحِدَةً اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَلَّا تَعُولُواۜ[/size]<br />
<br />
-<br />
<br />
[b]Nisa:58[/b]<br />
Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.<br />
[size=xx-large]اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تُؤَدُّوا الْاَمَانَاتِ اِلٰٓى اَهْلِهَاۙ وَاِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ اَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِۜ اِنَّ اللّٰهَ نِعِمَّا يَعِظُـكُمْ بِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ سَم۪يعاً بَص۪يراً[/size]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kuran-ı Kerim PNG]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1567</link>
			<pubDate>Sat, 08 Nov 2014 21:17:34 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=7674">Samed</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1567</guid>
			<description><![CDATA[[b]Photoshop çalışmalarında kullanabileceğiniz çeşitli ebatlarda ve şekillerde Kuran-ı Kerim resimleri png halinde aşağıda yeralmaktadır.[/b]<br />
<br />
[size=x-small]<img src="http://www.insandergisi.com/resim/kuran.png" loading="lazy"  alt="[Resim: kuran.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://png-2.findicons.com/files/icons/905/style_islam/256/kuran.png" loading="lazy"  alt="[Resim: kuran.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://4.bp.blogspot.com/-0zTAvDYNRlU/Uqr_6oNANJI/AAAAAAAAQOc/POxzuM_QZls/s1600/dinipng_forumgazel+(7).png" loading="lazy"  alt="[Resim: dinipng_forumgazel+(7).png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://kabsetzr.net/Islamic/QuranY.png" loading="lazy"  alt="[Resim: QuranY.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://3.bp.blogspot.com/-u1eRQy8mWFU/U43xyk4fWHI/AAAAAAAAANA/DkhMOgYDfSs/s1600/576612830020364c790eb49d5.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 576612830020364c790eb49d5.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://4.bp.blogspot.com/-cDe3VFlU9zs/U2auAmq7zCI/AAAAAAAAVLQ/yZ0Lgjhe_ds/s1600/png_dini_resimler_forumgazel+(26).png" loading="lazy"  alt="[Resim: png_dini_resimler_forumgazel+(26).png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://www.kurandunyasi.com.tr/css/images/b/ozelkutulu-kurani-kerim.png" loading="lazy"  alt="[Resim: ozelkutulu-kurani-kerim.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://2.bp.blogspot.com/-XJB1frOJBeM/U2auLqhSN3I/AAAAAAAAVLo/VqGXvLFAnWc/s1600/png_dini_resimler_forumgazel+(29).png" loading="lazy"  alt="[Resim: png_dini_resimler_forumgazel+(29).png]" class="mycode_img" />[/quote][/size]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[b]Photoshop çalışmalarında kullanabileceğiniz çeşitli ebatlarda ve şekillerde Kuran-ı Kerim resimleri png halinde aşağıda yeralmaktadır.[/b]<br />
<br />
[size=x-small]<img src="http://www.insandergisi.com/resim/kuran.png" loading="lazy"  alt="[Resim: kuran.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://png-2.findicons.com/files/icons/905/style_islam/256/kuran.png" loading="lazy"  alt="[Resim: kuran.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://4.bp.blogspot.com/-0zTAvDYNRlU/Uqr_6oNANJI/AAAAAAAAQOc/POxzuM_QZls/s1600/dinipng_forumgazel+(7).png" loading="lazy"  alt="[Resim: dinipng_forumgazel+(7).png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://kabsetzr.net/Islamic/QuranY.png" loading="lazy"  alt="[Resim: QuranY.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://3.bp.blogspot.com/-u1eRQy8mWFU/U43xyk4fWHI/AAAAAAAAANA/DkhMOgYDfSs/s1600/576612830020364c790eb49d5.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 576612830020364c790eb49d5.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://4.bp.blogspot.com/-cDe3VFlU9zs/U2auAmq7zCI/AAAAAAAAVLQ/yZ0Lgjhe_ds/s1600/png_dini_resimler_forumgazel+(26).png" loading="lazy"  alt="[Resim: png_dini_resimler_forumgazel+(26).png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://www.kurandunyasi.com.tr/css/images/b/ozelkutulu-kurani-kerim.png" loading="lazy"  alt="[Resim: ozelkutulu-kurani-kerim.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://2.bp.blogspot.com/-XJB1frOJBeM/U2auLqhSN3I/AAAAAAAAVLo/VqGXvLFAnWc/s1600/png_dini_resimler_forumgazel+(29).png" loading="lazy"  alt="[Resim: png_dini_resimler_forumgazel+(29).png]" class="mycode_img" />[/quote][/size]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeni Güncelleme İle Gülbeste]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1566</link>
			<pubDate>Sat, 19 Jul 2014 10:57:42 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=7674">Samed</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1566</guid>
			<description><![CDATA[Esselamu Aleykum;<br />
<br />
[color=#1E90FF]2006 yılından beri aktif olan Gülbeste gerekli düzenlemeler gereğiyle bir süreliğine bakıma alınmıştı.Sonunda temel olarak bakım işi bitti.Sitemizde köklü değişikler yaptık.İsterseniz bu değişikliklerden bahsedelim.[/color]<br />
<br />
[color=#006400]Öncelikle sitemizin teması değiştirildi.Ziyaretçilerin rahat ve kolay kullanabilmesi için karışık olmayan güzel görünümlü bir temayı aktif ettik.[/color]<br />
<br />
[color=#006400]Sitemizdeki makalelerin çeşitlenmesi ve çoğalması için yeni yazarları kayıt yaptık.[/color]<br />
<br />
[i]Batuhan Aydemir<br />
<br />
Pınar Taşçı<br />
<br />
Muhammed Şükrü Güven<br />
<br />
Mert Gülgel<br />
<br />
İbrahim Bana<br />
[/i]<br />
<br />
[color=#006400]Daha önceden aktif durum olan Kelamullah,Hz.Muhammed,Allah C.C gibi sayfalarımız hala aktif durumdadır.[/color]<br />
<br />
<img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" /> Allah'ın Selamı ve Rahmeti Üzerine Olsun. <img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Esselamu Aleykum;<br />
<br />
[color=#1E90FF]2006 yılından beri aktif olan Gülbeste gerekli düzenlemeler gereğiyle bir süreliğine bakıma alınmıştı.Sonunda temel olarak bakım işi bitti.Sitemizde köklü değişikler yaptık.İsterseniz bu değişikliklerden bahsedelim.[/color]<br />
<br />
[color=#006400]Öncelikle sitemizin teması değiştirildi.Ziyaretçilerin rahat ve kolay kullanabilmesi için karışık olmayan güzel görünümlü bir temayı aktif ettik.[/color]<br />
<br />
[color=#006400]Sitemizdeki makalelerin çeşitlenmesi ve çoğalması için yeni yazarları kayıt yaptık.[/color]<br />
<br />
[i]Batuhan Aydemir<br />
<br />
Pınar Taşçı<br />
<br />
Muhammed Şükrü Güven<br />
<br />
Mert Gülgel<br />
<br />
İbrahim Bana<br />
[/i]<br />
<br />
[color=#006400]Daha önceden aktif durum olan Kelamullah,Hz.Muhammed,Allah C.C gibi sayfalarımız hala aktif durumdadır.[/color]<br />
<br />
<img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" /> Allah'ın Selamı ve Rahmeti Üzerine Olsun. <img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[GülBeste.com'a dair...]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1565</link>
			<pubDate>Thu, 23 Jan 2014 15:07:53 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=7674">Samed</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1565</guid>
			<description><![CDATA[[size=large][color=#FF4500][align=center][b]Web sayfamız şuanlık yapım aşamasındadır.Gerekli düzenlenmeler yapılıp tekrardan aktif olucaktır.<br />
[/align][/color][/size]<br />
[color=#483D8B][size=medium]Sitemize yazar başvuru yapmak isteyen arkadaşlar konuya yorum yapabilirler..[/size][/color]<br />
[/b]<br />
<br />
<br />
mevlanagif GülBesTe.CoM mevlanagif]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[size=large][color=#FF4500][align=center][b]Web sayfamız şuanlık yapım aşamasındadır.Gerekli düzenlenmeler yapılıp tekrardan aktif olucaktır.<br />
[/align][/color][/size]<br />
[color=#483D8B][size=medium]Sitemize yazar başvuru yapmak isteyen arkadaşlar konuya yorum yapabilirler..[/size][/color]<br />
[/b]<br />
<br />
<br />
mevlanagif GülBesTe.CoM mevlanagif]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeni Eklenen Gifler]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1563</link>
			<pubDate>Tue, 09 Jul 2013 17:39:50 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=7674">Samed</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1563</guid>
			<description><![CDATA[allahhgif    allahhgif     allahhgif    allahhgif<br />
<br />
<br />
açılangül  açılangül    açılangül    açılangül<br />
<br />
<br />
mevlanagif  mevlanagif  mevlanagif    mevlanagif<br />
<br />
<br />
<img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />  <img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />  <img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />   <img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[allahhgif    allahhgif     allahhgif    allahhgif<br />
<br />
<br />
açılangül  açılangül    açılangül    açılangül<br />
<br />
<br />
mevlanagif  mevlanagif  mevlanagif    mevlanagif<br />
<br />
<br />
<img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />  <img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />  <img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />   <img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hoşgeldin Ey Ramazan |2013|]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1562</link>
			<pubDate>Mon, 08 Jul 2013 18:36:43 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=7674">Samed</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1562</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://p1307.hizliresim.com/1c/8/q1191.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: q1191.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
mevlanagif Hoş Geldin Ramazanmevlanagif<br />
<br />
Rahmet ayı gelince huzurlu oluyor insan, <br />
Melekler uçuşurken esir kalıyor şeytan, <br />
Daha bir başka geliyor kulağıma ezan, <br />
Hoş geldin gönlümüze ya şehr-i ramazan. <br />
<br />
Bereketli bir aydır ne mutlu nasibini alan, <br />
Ahiret gerçek hayat,bu dünya ise yalan, <br />
Sevaba erecektir namaz kılıp oruç tutan, <br />
Hoş geldin gönlümüze ya şehr-i ramazan. <br />
<br />
Bin geceden hayırlı Kadir gecesi inan, <br />
Yeryüzüne o gece indi kitabımız Kur'an, <br />
Ne mutlu Muhammedin(s.a.v) şefaatini bulan, <br />
Hoş geldin gönlümüze ya şehr-i ramazan. <br />
<br />
Körelmiş kalp gözlerimizi bir anlık açan, <br />
Yüreğimize sönmez nurani bir ışık saçan, <br />
Ne mutlu insandır kula değilde Allaha tapan, <br />
Hoş geldin gönlümüze ya şehr-i ramazan. <br />
<br />
Yetimleri sevindirmeyide unutmayın aman, <br />
Gücü olanda zekatını versin tas tamam, <br />
Bayram namazınada gidelim çağırınca imam, <br />
Hoş geldin gönlümüze ya şehr-i ramazan.<br />
 <br />
Adnan Ünal<br />
<br />
<br />
[size=medium]<img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />[color=#FF0000]TÜM ÜYELERİMİZİN RAMAZAN AYI MÜBAREK VE KOLAY GEÇSİN [/color]<img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />[/size]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://p1307.hizliresim.com/1c/8/q1191.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: q1191.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
mevlanagif Hoş Geldin Ramazanmevlanagif<br />
<br />
Rahmet ayı gelince huzurlu oluyor insan, <br />
Melekler uçuşurken esir kalıyor şeytan, <br />
Daha bir başka geliyor kulağıma ezan, <br />
Hoş geldin gönlümüze ya şehr-i ramazan. <br />
<br />
Bereketli bir aydır ne mutlu nasibini alan, <br />
Ahiret gerçek hayat,bu dünya ise yalan, <br />
Sevaba erecektir namaz kılıp oruç tutan, <br />
Hoş geldin gönlümüze ya şehr-i ramazan. <br />
<br />
Bin geceden hayırlı Kadir gecesi inan, <br />
Yeryüzüne o gece indi kitabımız Kur'an, <br />
Ne mutlu Muhammedin(s.a.v) şefaatini bulan, <br />
Hoş geldin gönlümüze ya şehr-i ramazan. <br />
<br />
Körelmiş kalp gözlerimizi bir anlık açan, <br />
Yüreğimize sönmez nurani bir ışık saçan, <br />
Ne mutlu insandır kula değilde Allaha tapan, <br />
Hoş geldin gönlümüze ya şehr-i ramazan. <br />
<br />
Yetimleri sevindirmeyide unutmayın aman, <br />
Gücü olanda zekatını versin tas tamam, <br />
Bayram namazınada gidelim çağırınca imam, <br />
Hoş geldin gönlümüze ya şehr-i ramazan.<br />
 <br />
Adnan Ünal<br />
<br />
<br />
[size=medium]<img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />[color=#FF0000]TÜM ÜYELERİMİZİN RAMAZAN AYI MÜBAREK VE KOLAY GEÇSİN [/color]<img src="http://d1209.hizliresim.com/11/n/d7dun.gif" alt="allahgif" title="allahgif" class="smilie smilie_13" />[/size]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şems-i Tebrizi Kimdir?]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1561</link>
			<pubDate>Sat, 26 Jan 2013 18:09:18 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=7674">Samed</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1561</guid>
			<description><![CDATA[[color=#FF0000][b]Şems-i Tebrizi[/b][/color]<br />
<br />
[b][b]Tebriz'de 1185 yılında dünyaya gelmiştir.<br />
Asıl ismi Mevlana Muhammed'dir. Melik Dad oğlu Ali adında bir zatın oğludur ve "Şemseddin" yani dinin güneşi lâkabıyla anılmıştır.<br />
<br />
Daha küçük yaşlarda, manevi ilimleri tahsilde gösterdiği kabiliyetle dikkat çeken Şems, din ilimleri tahsilden sonra, genç yaşlarında Tebrizli Ebubekir Sellaf'a mürid olmuş, ününü duyduğu bütün meşhur şeyhlerden feyz almaya çalışmış ve bu sebeple diyar diyar dolaşmıştır. Bu gezginliğinden dolayı kendisine “Şemseddin Perende” (Uçan Şemseddin) denilmiş, ayrıca Tebriz’de tarikat pîrleri ve hakikat arifleri ona Kâmil-i Tebrizi adını vermişlerdir.<br />
<br />
Daha sonraları Secaslı Şeyh Rukneddin, Tebrizli Selahaddin Mahmut ile mutasavvıf Necmüddin Kübra’nın halifelerinden Centli Baba Kemal'e intisap ederek onlardan feyz almıştır. Muhammed'in ahlakını örnek alan Şemseddin-i Tebrizi, devamlı bir arayış içerisinde olmuş, manevî bir işaret üzerine de Mevlana'yı arayıp bulmuştur.<br />
<br />
Dünyaya, kılık ve kıyafete önem vermeyen Şems, Mevlana ile üç-üçbuçuk yıl süren beraberliği neticesinde onun hayatında yeni ufukların açılmasına vesile olmuş, onu ilahî aşkın potasında eriterek, kâmil bir Hak aşığı yapmaya muvaffak olmuştur. Şems-i Tebrizi Şam'a döndüğünde, Mevlana Celaleddin için onun yokluğu dayanılmazdır. Şems'in varlığını kabullenememiş kimseler, Mevlana Celaleddin'e ileri geri laflar etmişlerdir. Mevlana'nın bu kimselerden birine verdiği cevap şöyledir:"Onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım sadece taş duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime; hep aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım. Ben onun avucunda bağlar, bahçeler ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar berrak sular görürüm. Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim. Lâkin siz bunların hiçbirini göremezsiniz." der.<br />
<br />
ir süre sonra Şems, Celaleddin'in oğlu Sultan Veled'in çağrısı üzere Konya'ya geri gelir. Celaleddin, bir daha şehirden ayrılmasın diye, onu bir kızla evlenmeye ikna eder; bu kız Celaleddin'in evinde evlâtlık olan Kimya Hatun'dur. Kimya Hatun'a gizliden aşık olan Alaaddin bu durumu hazmedemez ve Şems aleyhtarlarının yanında yer almaya başlar.<br />
<br />
Şems; hicri 645, miladi 1247 tarihinde Mevlana'da meydana gelen büyük değişikliği hazmedemeyenler tarafından öldürüldü mü, yoksa geldiği gibi, kimseye haber vermeden Konya'yı mı terk ettiği bilinmemektedir.<br />
<br />
Bu gün Konya’da Şems makamı olarak bilinen, halk ve bilhassa Mevlevilerce Mevlana türbesinden önce ziyaret edilen bu mescit-türbe de mevcut sanduka, boş bir sanduka mı, yoksa Mehmet Önder Bey'in bir hatırasında anlatıldığı gibi, Şems gerçekten burada mı gömülüdür, bu da bilinmez.<br />
<br />
Niğde'deki Kesikbaş Türbesi de Şems'e izafe edilir. Bunlardan ayrı olarak Tebriz'de Geçil denilen mezarlıkta, Hoy'da, Pakistan'ın Multon şehrinde Şems türbeleri veya makamları vardır. Bunlar çeşitli rivayetlerle süslenmiştir. Pakistan'lıların söylediklerine göre de Şems, Konya'dan bir gece yarısı gizlice ayrılmış, batı İran'da Hoy şehrine hareket etmiş ve orada yerleşmiştir. Şems-i Tebrizi Hoy'da ölür ve orada gömülür. Mezarı, Unesco Dünya Kültür Mirası'na aday gösterilir. Bir rivayete göre, Mevlana'nın oğlunun, Şems'i öldürenler arasında olduğudur.<br />
<br />
Şems'in Konya'daki türbesi küçük, mütevazı bir yerdir. Mevalana'nın o ihtişamlı türbesinin yanında -ki Mevlana "en güzel türbe Gökkubedir" der.- sade ve sıradandır[/b][/b]<br />
<br />
<br />
[color=#FFFFFF][color=#FFFFFF][size=xx-small]Kaynak: http://www.webcanavari.net/islam/semsi-tebrizi-tebrizli-sems-kimdir-ve-40-kurali-nedir-t212261.0.html#ixzz2J6A9Mn4m [/size]<br />
[/color][/color]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[color=#FF0000][b]Şems-i Tebrizi[/b][/color]<br />
<br />
[b][b]Tebriz'de 1185 yılında dünyaya gelmiştir.<br />
Asıl ismi Mevlana Muhammed'dir. Melik Dad oğlu Ali adında bir zatın oğludur ve "Şemseddin" yani dinin güneşi lâkabıyla anılmıştır.<br />
<br />
Daha küçük yaşlarda, manevi ilimleri tahsilde gösterdiği kabiliyetle dikkat çeken Şems, din ilimleri tahsilden sonra, genç yaşlarında Tebrizli Ebubekir Sellaf'a mürid olmuş, ününü duyduğu bütün meşhur şeyhlerden feyz almaya çalışmış ve bu sebeple diyar diyar dolaşmıştır. Bu gezginliğinden dolayı kendisine “Şemseddin Perende” (Uçan Şemseddin) denilmiş, ayrıca Tebriz’de tarikat pîrleri ve hakikat arifleri ona Kâmil-i Tebrizi adını vermişlerdir.<br />
<br />
Daha sonraları Secaslı Şeyh Rukneddin, Tebrizli Selahaddin Mahmut ile mutasavvıf Necmüddin Kübra’nın halifelerinden Centli Baba Kemal'e intisap ederek onlardan feyz almıştır. Muhammed'in ahlakını örnek alan Şemseddin-i Tebrizi, devamlı bir arayış içerisinde olmuş, manevî bir işaret üzerine de Mevlana'yı arayıp bulmuştur.<br />
<br />
Dünyaya, kılık ve kıyafete önem vermeyen Şems, Mevlana ile üç-üçbuçuk yıl süren beraberliği neticesinde onun hayatında yeni ufukların açılmasına vesile olmuş, onu ilahî aşkın potasında eriterek, kâmil bir Hak aşığı yapmaya muvaffak olmuştur. Şems-i Tebrizi Şam'a döndüğünde, Mevlana Celaleddin için onun yokluğu dayanılmazdır. Şems'in varlığını kabullenememiş kimseler, Mevlana Celaleddin'e ileri geri laflar etmişlerdir. Mevlana'nın bu kimselerden birine verdiği cevap şöyledir:"Onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım sadece taş duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime; hep aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım. Ben onun avucunda bağlar, bahçeler ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar berrak sular görürüm. Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim. Lâkin siz bunların hiçbirini göremezsiniz." der.<br />
<br />
ir süre sonra Şems, Celaleddin'in oğlu Sultan Veled'in çağrısı üzere Konya'ya geri gelir. Celaleddin, bir daha şehirden ayrılmasın diye, onu bir kızla evlenmeye ikna eder; bu kız Celaleddin'in evinde evlâtlık olan Kimya Hatun'dur. Kimya Hatun'a gizliden aşık olan Alaaddin bu durumu hazmedemez ve Şems aleyhtarlarının yanında yer almaya başlar.<br />
<br />
Şems; hicri 645, miladi 1247 tarihinde Mevlana'da meydana gelen büyük değişikliği hazmedemeyenler tarafından öldürüldü mü, yoksa geldiği gibi, kimseye haber vermeden Konya'yı mı terk ettiği bilinmemektedir.<br />
<br />
Bu gün Konya’da Şems makamı olarak bilinen, halk ve bilhassa Mevlevilerce Mevlana türbesinden önce ziyaret edilen bu mescit-türbe de mevcut sanduka, boş bir sanduka mı, yoksa Mehmet Önder Bey'in bir hatırasında anlatıldığı gibi, Şems gerçekten burada mı gömülüdür, bu da bilinmez.<br />
<br />
Niğde'deki Kesikbaş Türbesi de Şems'e izafe edilir. Bunlardan ayrı olarak Tebriz'de Geçil denilen mezarlıkta, Hoy'da, Pakistan'ın Multon şehrinde Şems türbeleri veya makamları vardır. Bunlar çeşitli rivayetlerle süslenmiştir. Pakistan'lıların söylediklerine göre de Şems, Konya'dan bir gece yarısı gizlice ayrılmış, batı İran'da Hoy şehrine hareket etmiş ve orada yerleşmiştir. Şems-i Tebrizi Hoy'da ölür ve orada gömülür. Mezarı, Unesco Dünya Kültür Mirası'na aday gösterilir. Bir rivayete göre, Mevlana'nın oğlunun, Şems'i öldürenler arasında olduğudur.<br />
<br />
Şems'in Konya'daki türbesi küçük, mütevazı bir yerdir. Mevalana'nın o ihtişamlı türbesinin yanında -ki Mevlana "en güzel türbe Gökkubedir" der.- sade ve sıradandır[/b][/b]<br />
<br />
<br />
[color=#FFFFFF][color=#FFFFFF][size=xx-small]Kaynak: http://www.webcanavari.net/islam/semsi-tebrizi-tebrizli-sems-kimdir-ve-40-kurali-nedir-t212261.0.html#ixzz2J6A9Mn4m [/size]<br />
[/color][/color]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cennette Evlilik Var Mıdır?]]></title>
			<link>http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1560</link>
			<pubDate>Sat, 05 Jan 2013 18:57:31 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://gulbeste.com/forum/member.php?action=profile&uid=7674">Samed</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://gulbeste.com/forum/showthread.php?tid=1560</guid>
			<description><![CDATA[Cennette evlilik vardır<br />
<br />
Sual: Cennette evlilik var mıdır?<br />
CEVAP<br />
Evet, vardır, ama nasıl olduğu belli değildir. Çünkü orada nefs yoktur. İslam âlimleri buyuruyor ki: <br />
Dünyada olan şeyler birer görüntüdür. Her görüntünün bir de aslı olur. Asıl olmadan görüntü meydana gelmez. Dünyadaki şeylerin hepsinin asılları, gerçekleri Cennette vardır.<br />
<br />
Cennette nefis yoktur. Nefis olmayınca günah işlemek de yoktur. Haremlik selamlık yoktur.<br />
<br />
Bir kimse rüyada çeşitli meyveler yese, uyanınca bunun gerçek olmadığını anlar. Cennete giden insan da, dünyadaki şeyleri böyle hayal gibi görür, hakiki şeylere kavuşur. Dünyadaki şeyler, Cennettekilerin gölgesi, sureti gibidir. Hadis-i şerifte, (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar) buyuruldu. Ölüp ahirete gidince dünyadakiler, rüyada görülenler gibi olacaktır. Bir hadis-i şerif meali:<br />
(Cennet nimetleriyle, dünyadakiler arasında yalnız isim benzerliği vardır.) [Beyheki]<br />
<br />
Evliliğin de hakikisi orda olacaktır. Herkese eşi, çok güzel görünecektir. Benim eşimden daha güzeli, daha yakışıklısı yok diyecektir. Orada diğer zevkler gibi, evlilik zevkleri her gün artacaktır. Sonsuza kadar böyledir. Cennette evliliğin olacağı âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerle sabittir. Kur’an-ı kerimde iyilere verilecek nimetler bildirilirken mealen buyuruluyor ki:<br />
<br />
(Bunun yanı sıra biz onları, sürmeli gözlü [ceylan gözlü] hurilerle evlendiririz.) [Duhan 54]<br />
<br />
(Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yarattık; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini aynı yaşta kıldık.) [Vakıa 35-38]<br />
<br />
(İçlerinde huyu güzel, yüzü güzel kızlar vardır.) [Rahman 70]<br />
<br />
(Takva sahipleri için bahçeler, üzüm bağları, tomurcuk göğüslü aynı yaşta kızlar, içecek dolu kâseler vardır.) [Nebe 31-34]<br />
<br />
(Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır. Onlar, gün yüzü görmemiş bembeyaz yumurta gibidir.) [Saffat 48-49]<br />
<br />
Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:<br />
(Rabbine itaat edip, kocasının hakkını ödeyen, ona hıyanet etmeyen kadınla şehit arasında, bir derece fark kalır. Kocası güzel ahlaklı bir mümin ise, onun kocası olur. Kocası uygun birisi değilse, Cennette Allahü teâlâ onu bir şehitle evlendirir.) [Taberani]<br />
<br />
(Şehit, Cennette bir huri ile evlendirilir.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(Cennet kızlarından biri dünyaya gelse, yerle gök arası güzel koku ile dolar ve ikisinin arasını aydınlatırdı.) [Buhari, Müslim]<br />
<br />
Çocuk veya bekâr olarak ölenler de Cennette evlenecektir. Herkes aynı yaşta olacaktır.<br />
<br />
Hangisiyle beraber olacak?<br />
Sual: Cennette herkes eşi ile beraber olmayacak mıdır? Bir de iki evlenen kadının durumu nasıl olacak? İlk kocasını veya ikinci kocasını daha çok seviyorsa, kadına tercih hakkı yok mudur?<br />
CEVAP<br />
İkisi de Cennetlik olursa herkes genelde eşi ile olacaktır. Ümm-i Habibe validemiz, kocası öldükten sonra, birisi ile evlenen, ondan da ayrılıp başka bir erkekle evlenen kadın, ahirette bu üç kişiden hangisi ile evlenecek diye bir suali sorunca, Resulullah efendimiz (Böyle bir kadın, serbesttir. Hangi kocası güzel huylu ise ahirette onunla olur. Güzel ahlak sahibi olan, dünya ve ahiret iyiliğine kavuşur) buyurdu. Demek ki, kadın, üç kişiden hangisini daha çok seviyorsa, onunla beraber olur. Üçünü de istemiyorsa, hiçbirisi ile beraber olmaz. Cennette üzüntü yoktur. Çocuk veya bekâr olarak ölenler de Cennette evlenecektir. Herkes aynı yaşta olacaktır.<br />
<br />
Bekâr olanlar<br />
Sual: Ölünce Cennete evli olarak gidenlere huri verilecekmiş, bekâr olanlar ne oluyor?<br />
CEVAP<br />
Dünyadaki evlilikler sona eriyor. Yani herkes oraya bekâr olarak gidiyor. Evli gittiği halde eşi imansız olarak ölmüşse Cehenneme gider ve ebedi orada kalır.<br />
<br />
Cennet ehlinin hepsine hizmet edecek huriler, gılmanlar verilecektir. Bekâr kimse kalmayacaktır.<br />
<br />
http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=3970]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Cennette evlilik vardır<br />
<br />
Sual: Cennette evlilik var mıdır?<br />
CEVAP<br />
Evet, vardır, ama nasıl olduğu belli değildir. Çünkü orada nefs yoktur. İslam âlimleri buyuruyor ki: <br />
Dünyada olan şeyler birer görüntüdür. Her görüntünün bir de aslı olur. Asıl olmadan görüntü meydana gelmez. Dünyadaki şeylerin hepsinin asılları, gerçekleri Cennette vardır.<br />
<br />
Cennette nefis yoktur. Nefis olmayınca günah işlemek de yoktur. Haremlik selamlık yoktur.<br />
<br />
Bir kimse rüyada çeşitli meyveler yese, uyanınca bunun gerçek olmadığını anlar. Cennete giden insan da, dünyadaki şeyleri böyle hayal gibi görür, hakiki şeylere kavuşur. Dünyadaki şeyler, Cennettekilerin gölgesi, sureti gibidir. Hadis-i şerifte, (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar) buyuruldu. Ölüp ahirete gidince dünyadakiler, rüyada görülenler gibi olacaktır. Bir hadis-i şerif meali:<br />
(Cennet nimetleriyle, dünyadakiler arasında yalnız isim benzerliği vardır.) [Beyheki]<br />
<br />
Evliliğin de hakikisi orda olacaktır. Herkese eşi, çok güzel görünecektir. Benim eşimden daha güzeli, daha yakışıklısı yok diyecektir. Orada diğer zevkler gibi, evlilik zevkleri her gün artacaktır. Sonsuza kadar böyledir. Cennette evliliğin olacağı âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerle sabittir. Kur’an-ı kerimde iyilere verilecek nimetler bildirilirken mealen buyuruluyor ki:<br />
<br />
(Bunun yanı sıra biz onları, sürmeli gözlü [ceylan gözlü] hurilerle evlendiririz.) [Duhan 54]<br />
<br />
(Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yarattık; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini aynı yaşta kıldık.) [Vakıa 35-38]<br />
<br />
(İçlerinde huyu güzel, yüzü güzel kızlar vardır.) [Rahman 70]<br />
<br />
(Takva sahipleri için bahçeler, üzüm bağları, tomurcuk göğüslü aynı yaşta kızlar, içecek dolu kâseler vardır.) [Nebe 31-34]<br />
<br />
(Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır. Onlar, gün yüzü görmemiş bembeyaz yumurta gibidir.) [Saffat 48-49]<br />
<br />
Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:<br />
(Rabbine itaat edip, kocasının hakkını ödeyen, ona hıyanet etmeyen kadınla şehit arasında, bir derece fark kalır. Kocası güzel ahlaklı bir mümin ise, onun kocası olur. Kocası uygun birisi değilse, Cennette Allahü teâlâ onu bir şehitle evlendirir.) [Taberani]<br />
<br />
(Şehit, Cennette bir huri ile evlendirilir.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(Cennet kızlarından biri dünyaya gelse, yerle gök arası güzel koku ile dolar ve ikisinin arasını aydınlatırdı.) [Buhari, Müslim]<br />
<br />
Çocuk veya bekâr olarak ölenler de Cennette evlenecektir. Herkes aynı yaşta olacaktır.<br />
<br />
Hangisiyle beraber olacak?<br />
Sual: Cennette herkes eşi ile beraber olmayacak mıdır? Bir de iki evlenen kadının durumu nasıl olacak? İlk kocasını veya ikinci kocasını daha çok seviyorsa, kadına tercih hakkı yok mudur?<br />
CEVAP<br />
İkisi de Cennetlik olursa herkes genelde eşi ile olacaktır. Ümm-i Habibe validemiz, kocası öldükten sonra, birisi ile evlenen, ondan da ayrılıp başka bir erkekle evlenen kadın, ahirette bu üç kişiden hangisi ile evlenecek diye bir suali sorunca, Resulullah efendimiz (Böyle bir kadın, serbesttir. Hangi kocası güzel huylu ise ahirette onunla olur. Güzel ahlak sahibi olan, dünya ve ahiret iyiliğine kavuşur) buyurdu. Demek ki, kadın, üç kişiden hangisini daha çok seviyorsa, onunla beraber olur. Üçünü de istemiyorsa, hiçbirisi ile beraber olmaz. Cennette üzüntü yoktur. Çocuk veya bekâr olarak ölenler de Cennette evlenecektir. Herkes aynı yaşta olacaktır.<br />
<br />
Bekâr olanlar<br />
Sual: Ölünce Cennete evli olarak gidenlere huri verilecekmiş, bekâr olanlar ne oluyor?<br />
CEVAP<br />
Dünyadaki evlilikler sona eriyor. Yani herkes oraya bekâr olarak gidiyor. Evli gittiği halde eşi imansız olarak ölmüşse Cehenneme gider ve ebedi orada kalır.<br />
<br />
Cennet ehlinin hepsine hizmet edecek huriler, gılmanlar verilecektir. Bekâr kimse kalmayacaktır.<br />
<br />
http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=3970]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>