İslam'a Davet
Tarih: 10-24-2018, 07:13 AM
Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi
Yazar: mehmed
Son Mesaj: mehmed
Cevaplar: 0
Gösterim: 2803

Mesaj önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 35 Oy - 2.8 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İslam'a Davet
05-07-2008, 04:37 PM
Mesaj: #1
İslam'a Davet
11-) İbni Abbâs (r.a.)’dan. Rasûlüllah (s.a.v.) Muâaz b. Cebel (r.a.)’ı Yemen’e gönderdiğinde: “Şüphesiz sen Ehl-i Kitab bir topluma varacaksın, onları davet edeceğin ilk şey Allah’a kulluk olacaktır. Eğer Allah’ı tanırlarsa, Allah’ın gece ve gündüz beş vakit namazını kendilerine farz kıldığını bildir. Eğer bunu yaparlarsa, Allah’ın, mallarından alınıp fakirlerine verilmek üzere zekâtı farz kıldığını kendilerine bildir. Eğer bunu kabul edip itaat ederlerse onlardan zekât al, ama halkın elindeki mallarının en değerlisini almaktan sakın.” buyurdu.

12-) İbni Abbâs (r.a.)’dan. Hz. Peygamber (s.a.v), Muâz (r.a.)’ı Yemen’e göndermiş ve şöyle buyurmuştur: “Mazlumun duasından da sakın, çünkü mazlumla Allah arasında hiçbir perde yoktur.”

13-) Ebû Hureyre (r.a.) anlatır: “Hz. Peygamber (s.a.v) vefat ettiğinde Ebû Bekir (r.a.) Halife olup Arapların bir kısmı dinden döndüklerinde Ömer (r.a.) Ebû Bekir (r.a.)’a: “Sen nasıl olur da bu insanlara savaşa kalkarsın? Halbuki Rasûlüllah (s.a.v.): “İnsanlarla, Allah’tan başka ilah olmadığını söyleyene kadar savaşla emrolundum. Ama kim bu sözü söylerse benden canını ve ********ını korumuş olur, ancak İslam’ın koyduğu haklar hariçtir. Diğer (görülmeyen) konularda ise Allah’a aittir.” buyurmuştur.” dediğinde: “Namazla zekâtın arasını ayıran her kim olursa Allah’a yemin olsun ki kesinlikle savaşırım. Çünkü zekât, ********ın hakkıdır. (İslâm’ın koyduğu haklardandır.) Dolayısıyla Allah’a yemin olsun ki Rasâlüllah (s.a.v.)’e vermekte oldukları bir oğlak da olsa bunu bana vermezlerse kesinlikle bu sebepten onlarla savaşırım.” Dedi. Ömer (r.a.): “Allah’a yemin olsun ki bu şekildeki düşüncesi Allah’ın Ebû Bekir (r.a.)’ın savaşma konusunda göğsünü açmasından başka bir şey değildir. Bende onun gerçek doğru olduğunu bilip anladım.” Demiştir.

14-) Ebû Hureyre (r.a.)’dan. Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah’tan başka ilah olmadığına şahitlik etmelerine, bana ve benim getirdiklerime iman etmelerine kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Eğer bunları yaptılarsa benim elimden mallarını ve kanlarını korumuş olurlar. İslam’ın koyduğu haklar bunun dışındadır. Diğer (görülmeyen) konulardaki hesaplar ise Allah’a aittir.” (İslâma giren kimseler Allah’ın güvencesi altındadır. Dolayısıyla Müslümanların malları ve canları koruma altındadır. Kişiler amellerinin dış görünümü ve davranışlarına göre değerlendirilir. Haklarındaki hüküm de buna göre verilir. Gizli olan niyet ve düşüncelerin hesabını sormak, kulların vazifesi olmayıp Allah’a aittir. İslâm’ın koyduğu haklardan maksat, idam cezasını getiren bir suç işleyenin öldürülmesidir. Bu durumda o kişi yukarıdaki esasları yerine getirmekle canını kurtarmış sayılamaz, demektir.)

15-) İbni Ömer (r.a.)’dan. Rasûlüllah (s.a.v.): “Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna şahitlik etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermelerine kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Eğer bunları yaparlarsa benim elimden mallarını ve kanlarını korumuş olurlar. İslam’ın koyduğu haklar bunun dışındadır. Diğer(görünmeyen) konularda hesapları ise Allah’a aittir.” buyurmuştur.

16-) Müseyyeb b. Hazn (r.a.)’dan. Şöyle demiştir “Ebû Talib vefat ettiği sırada Rasûlüllah (s.a.v.) kendisine geldi baksa ki yanında Ebû Cehil b. Hişâm ile Abdullah b. Ebû Ümeyye b. El Muğîrayı gördü. Rasûlüllah (s.a.v.) Ebû Talib’e: “Ey Amcacığım “La ilâhe illallah” sözünü söyle ki ben bu sözle Allah katında sana şahitlik yapayım.” buyurdu. Ebû Cehil ve Abdullah b. Ebû Talib Abdulmuttalib’in dininden yüz mü çeviriyorsun?” dediler.

Rasûlüllah (s.a.v.) sürekli Ebû Talib’e İslâm’a girmesini teklif ettiyse de öbürleri de sözlerini tekrarladılar, neticede Ebû Talib’in onlara söylediği son söz: “O, Abdulmuttalib’in dini üzeredir.” Oldu, “La ilâhe illallah” demeyi kabul etmedi. Bunu üzerine Rasûlüllah (s.a.v.): “Vallahi yasaklanmadığım sürece ben sana bağışlama dileyeceğim” buyurdu. Arkasından Allah: «Kendilerine cehennemlikler oldukları açıklandıkdan sonra yakın akrabaları bile olsa artık müşrikler için bağışlama dilemek ne Peygamber’e ne de iman edenlere uygun düşmez. »(Tevbe: 113) ayetini indirdi”

17-) Ubâde (r.a.)’dan. Hz. Peygamber (s.a.v.): “Kim, kendisinin ortağı olmayan tek olan Allah’tan başka ilahın olmadığına, Muhammed’in onun kulu ve Rasûlü olduğuna; Îsâ’nın, Allah’ın kulu ve Rasûlü olduğuna ve Meryem’e Kendisinden gönderdiği bir ruhu olduğuna, cennetin gerçek olduğuna, cehennemin gerçek olduğuna şahitlik ederse, Allah o kimseyi yaptığı ameline göre cennete koyar” buyurmuştur.

KitabAdı: MÜTTEFEKUN ALEYH HADİSLER
İSLAMIN İKİ BÜYÜK BİLGESİ
BUHARİ VE MÜSLÜM'İN
İTTİFAK ETTİKLERİ HADİSLER..
MUHAMMED FUAD ABDÜLBAKİ TERTİBİ
ÇEVİRİ; DÜZÜNLEME VE NOTLAR:
ABDULLAH FEYZİ KOCAER

Yeni Şafak
Kültür Armağanı
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Mesaj önizleme 


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi

İletişim | Ana Sayfa | En Üste Dön | İçeriğe Dön | Arşiv | RSS Beslemesi