En Değerli Ameller-En Büyük Günahlar
Tarih: 10-21-2018, 09:08 PM
Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi
Yazar: mehmed
Son Mesaj: mehmed
Cevaplar: 0
Gösterim: 3499

Mesaj önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 44 Oy - 2.98 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
En Değerli Ameller-En Büyük Günahlar
08-05-2008, 06:17 PM
Mesaj: #1
En Değerli Ameller-En Büyük Günahlar
Ebû Hureyre (r.a.) anlatır: “Rasûlüllah (s.a.v.)’e “Hangi amelin daha değerli olduğu soruldu: “Allah’a ve Rasûl’üne iman etmek” buyurdu: “Sonra hangisi?” denildi: “Kabul olunmuş hac” buyurdu.

(Çeşitli hadislerde bu tür değer ifadeleri sorulmuştur. Hangi müslümanın en hayırlı olduğu, hangi Îslam (davranışının) en hayırlı olduğu, hangi amelin daha değerli olduğu, hangi amelin Allah’a daha sevimli olduğu, hangi insanın daha üstün olduğu sorulmuştur. Efendimiz (s.a.v.) bu tür sorulara değişik cevaplar vermiştir. Cevapların değişik olmasının nedeni, soru soranın durumunun, sorduğu ortamın ve zamanın değişik olmasından kaynaklamış olabilir. Burada göz önünde bulundurulması gereken bir diğer husus ise değer ifadelerinin tahsis ifade etmediğidir. Bir şeyin en değerli, en üstün, en hayırlı olması onun en değerlilerden, en üstünlerden, en hayırlılardan biri olduğunu belirtir. Tıpkı, Ali en akıllı kimsedir, olduğu gibi. Bu ifadede Ali’nin dışında en akıllı başka bir kimsenin bulunmadığı değil, en akıllılar içerisinde Ali’nin de bulunduğu anlaşılır.)

Ebû Zer (r.a.) anlatır: “Hz. Peygamber (s.a.v.)’e: “Hangi amel daha değerlidir?” diye sordum: “Allah’a iman etmek ve Allah yolunca cihad etmek.” Buyurdu: “Hangi köleyi azat etmek daha değerlidir?” dedim: “Fıatı en yüksek, sahibinin nazarında en değerli olan.” Buyurdu: “Eğer bunu yapamaz isem?” dedim: “Sanatkâra yardım edersin, yahutta elinde iş gelmeyen beceriksizin işini yapıverirsin.” Buyurdu: “Bunu da yapamazsam?” : “Kötülükten insanları (rahat) bırakırsın, bu da nefsin için verdiğin sakadadır.” buyurdu.

Abdullah b. Mes’ûd (r.a.) anlatır: “Hz. Peygamber (s.a.v.)’e: Hangi amel Allah’a daha sevimlidir?” diye sordum: “Vakti üzerine olan namazdır.” buyurdu: “Sonra hangisidir?” demiş: “Sonra anne ve babaya iyi davranmaktır.” buyurmuştur: “Sonra hangisidir?” demiş: “Allah yolunda cihaddır.” buyurmuştur. Abdullah (r.a.) devamla: “Bunları bana Rasûlüllah (s.a.v.) bildirdi. Eğer artırmasını isteseydim bana artıracaktı” demiştir.

Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’dan. Şöyle demiştir. “Hz. Peygamber (s.a.v.)’e: “Allah katında hangi günah daha büyüktür?” diye sordum: “Seni yarattığı halde, Allah’a eş koşmandır.” buyurdu: “Doğrusu bu gerçekten en büyük günahtır” dedim ve şöyle devam ettim: “Sonra hangisidir?”: “Seninle beraber yemek yemesinden endişelenerek çocuğunu öldürmendir.” buyurdu: “Sonra hangisidir?” dedim: “Komşunun hanımıyla zina etmendir” buyurmuştur.”

Ebû Bekre (r.a.): “Hz. Peygamber (s.a.v.) üç kere: “Bakın, büyük günahların en büyüğünü size bildireyim mi?” buyurdu: Ordakiler: “evet bildir, Ey Allah’ın Resûlü” dediler: “Allah’a ortak koşmak anne ve babaya karşı gelip eziyet vermek.” buyurdu, bu sırada dayanıyordu, oturdu ve: “Bakın, bir de yalan söylemektir.” buyurdu ve sürekli tekrar edip durdu, o derece ki sonunda keşke sussa dedik.” demiştir. (Ashabın Hz. Peygamber (s.a.v.) için “keşke sussa” diye temenni etmesi, Efendimiz (a.s.)’ın bu büyük günahları anlatırken etkilenip üzülmesi nedeniyle sonunda ağır bir vahiy gelir endişesinden olabilir. Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de «Allah’ın Rasûlünü incitenlere acıklı bir azap vardır...» (Tevbe:61) buyurulmaktadır.)

Enes b. Mâlik (r.a.)’dan. Şöyle demiştir: “Rasûlüllah (s.a.v.), büyük günahları anlattı ve büyük günahlar soruldu. O da şöyle buyurdu: “Allah’a ortak koşmak, adam öldürmek, anne ve babaya karşı gelip eziyet etmektir. Bakın! Büyük günahların en büyüğünü size bildireyim mi? Yalan söylemek veya yalan şahitlikte bulunmaktır.”

Ebû Hureyre (r.a.)’dan. Hz. Peygamber (s.a.v.): “Yedi helâk edici şeyden kaçınınız.” buyurdu. Oradakiler: “Ey Allah’ın Rasûlü, bunlar nelerdir?” dediler: “Allah’a ortak koşmak, sihirle uğraşmak, ölümü hak eden hariç Allah’ın yasaklamış olduğu cana kıymak, faiz yemek, yetim ********ı yemek,düşmana hücum sırasında geri kaçmak, namuslu ve hiçbir şeyden habersiz mü’min kadınlara zina iftirasında bulunmak.” buyurdu.

(Hadiste belirtilen helâk ediciler, kişinin âhiret hayatını bitiren büyük günahlardır. Bu hadisimizde büyük günahların yedisi anlatılmıştır. Özellikle bu yedisinin dile getirilmesi, bunların büyük günahların en başta gelenlerinden, toplumda sıkça görülmesinden ve en çirkinlerden olması nedeniyledir.)

Ebû Hureyre (r.a.): Rasûlüllah (s.a.v.): “Büyük günahların en büyüğü bir kişinin anne ve babasına lanet etmesidir.” buyurdu. Oradakiler: “Ey Allah’ın Rasûlü, bir kişi anne ve babasına nasıl lanet edebilir?” dediler. O da: “Bir kişi, birisinin babasına söver, bu yüzden o da onun babasına söver. Annesine söver, bu yüzden o da onun annesine söver.” buyurdu.” demiştir.

Abdullah b. Mes’ûd (r.a.): “Rasûlüllah (s.a.v.): “Kim, Allah’a bir şeyi ortak koşarken ölürse, cehenneme girer.” buyurdu. Ben de: “Kim, Allah’a bir şeyi ortak koşmazken ölürse cennete girer.” dedim.” demiştir.

Ebû Zer (r.a.): “Rasûlüllah (s.a.v.): “Rabb’imden gelen (Cebrâil) bana geldi ve: “Ümmetimden Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayarak ölen kimsenin cennete gireceğini” müjdeledi / bildirdi” buyurdu. Ben de: “Zina etse de mi? Hırsızlık yapsa da mı? dedim. O da: “Zina etse de, hırsızlık yapsa da” buyurdu.” demiştir.

Ebû Zer (r.a.): “Hz. Peygamber (s.a.v.)’e gelmiştim, üzerinde beyaz bir elbise vardı, kendisi uyuyordu. Sonra tekrar geldim, uyanmıştı: “Lâ ilâhe illallâh” deyip sonra da bu hal üzere vefat eden her kul mutlaka cennete girer.” buyurdu: “Zina etse de mi, hırsızlık yapsa da mı?” dedim: “Zina etse de, hırsızlık yapsa da” buyurdu, tekrar: “Zina etse de mi? Hırsızlık yapsa da mı?” dedim: “Zina etse de, hırsızlık yapsa da, Ebû Zer kabul etmese de” buyurdu” demiştir. Ebû Zer (r.a.) bu hadisi anlatır, sonunda da: “Ebû Zer kabul etmese de” derdi.

(İman üzere vefat eden bir kimse mutlaka cennete girecektir. Ancak bu her iman edenin doğrudan cennete gireceği anlamına gelmez. Günahkâr bir kimse günahlarının hesabını verip cehennemde temizlendikten sonra, mü’min ise elbette cennete girecektir. Diğer taraftan cennete girecek diye bundan günahlara yol aranmamalıdır. Cennete girmesi cehenneme uğramayacağı anlamına gelmez. Böylelerinin yaptığı günahların pisliği elbette cehennemde temizlendikden sonra cennete gireceklerdir. Ebû Zer (r.a.)’ın tekrar tekrar sorması, 38. hadisteki ifadede bu günahları işleyenlerin mü’min olamayacağı belirtilmişti, dolayısıyla Ebû Zer (r.a.) bunların cennete giremeyeceğini zannettiğinden dolayıdır. 601. hadiste belirtildiğine göre bu haberi Cebrail (a.s.) Hz. Peygamber (s.a.v.)’e getirdiğinde Hz. Peygamber de garip karşılayarak “Şöyle şöyle yapsa da mı?” diye sormuştur.)

Mikdâd b. Amr el-Kindî (r.a.)’ın Zühre oğulları ile dostluk antlaşması vardı. Kendisi Rasûlüllah (s.a.v.) ile birlikte Bedir Savaşı’nda bulunanlardndır. Bu zat Rasûlüllah (s.a.v.)’e “Şu konuda ne dersin: Kâfirlerden bir damla karşılaşıp vuruşsam sonunda kılıçla iki elimden birini vurup koparsa, arkasından bir ağaca sığınıp: “Allah’a teslim oldum / Müslüman oldum.” derse, Ey Allah’ın Rasûlü bunu dedikten sonra hâlâ onu öldürebilir miyim ?” dedi. O da: “Öldüremezsin” buyurdu. Mikdâd: “Ey Allah’ın Rasûlü bu adam elimin birini kopardı elimi kopardıktan sonra bunu söyledi?” dedi. Rasûlüllah (s.a.v.): Onu öldüremezsin. Eğer öldürürsen, onu öldürmeden önce (Müslüman olduğun için nasıl ki senin kanın helal değilse) o da senin gibidir, sen de onun söylediği (İslam’a girdiğini belirten) sözünü söylemezden önceki durumuna düşersin kanın helâl olur.” buyurdu.” demiştir.

Üsâme b. Zeyd (r.a.): “Rasûlüllah (s.a.v.) bizi el- Hukara kabilesi üzerine göndermişti. Sabah baskın yaptık, onları bozguna uğrattık ben ve Ensardan bir kimse onlardan birisine erişip, etrafını kuşattık o da: “Lâ ilâhe illallah” dedi Ensardan olan elini çekti bense süngümle vurup onu öldürdüm. Medine’ye geldiğimizde bu durum Hz. Peygamber (s.a.v.)’e ulaştı kendisi de: “Ey Üsâme! Lâ ilâhe illallâh dedikten sonra onu öldürdün mü?” buyurdu: “Ölümden korunmak için söylemişti” dedim. Rasûlüllah (s.a.v.) sürekli aynı cümleyi tekrar edip duruyordu öyle ki: “Keşke bu olaydan önce Müslüman olmasaydım” dedim” demiştir.

İbni Ömer (r.a.)’dan. Hz. Peygamber(s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim, bize silah çekerse bizden değildir.”

Ebû Mûsa (r.a.)’dan. Hz. Peygamber (s.a.v.): “Kim bize silah çekerse bizden değildir.” buyurmuştur.

(Bizden deiğildir ifadesi çeşitli şekillerde anlatılmıştır: Bizim gittiğimiz yoldan gitmemektedir, bizim tutumumuzda değildir, şeklinde anlaşılmakla beraber kimilerine göre bizim dinimizden çıkmıştır, demektir. 45. hadiste de “Müslümana sövüp kötü sözler söylemek fasıklıktır, onunla savaşmak ise küfürdür.”

(Üsâme b. Zeyd (r.a.)’ın: “Keşke bu olaydan sonra Müslüman olmasaydım” şeklindeki sözü, ashabın büyük pişmanlık duyacağı bir iş yaptığında söylediği sözdür. Bunu bir benzerini başka bir sahabiden de görmekteyiz. (Tirmizî, Tefsir, Hûd, 7)

Abdullah b. Mes’üd (r.a.): “Hz. Peygamber (s.a.v.): “Yüzleri tokatlayan, yakaları yırtan ve cahiliyet çığlığıyla çağıran (ağıt kuran) bizden değildir.” buyurdu” demiştir.

Ebû Mûsâ el-Eş’arî (r.a.)’dan rivayet edilmiştir: “Bir keresinde kendisi şiddetli bir hastalığa tutulmuş, derken başı ailesinden bir kadının kucağında iken bayılmış (o da feryat edip ağlamış) fakat Ebû Mûsâ (r.a.) onu engelleyecek durumda değildi. Ayıldığında: “Rasûlüllah (s.a.v.)’in uzak olduğu kimselerden ben de uzağım. Rasûlüllah (s.a.v.) musibet sırasında feryat çığlıkları atan, saçını başını yolan, elbisesini yırtan kadından uzaklaşmıştır.” dedi.

Huzeyfe (r.a.): “Hz. Peygamber (s.a.v.)’i: “Koğuculuk yapan cennete giremez.” diye buyururken işittim.” demiştir.

(Koğuculuk yapanın cennete girememesi, Yüce Allah’ın hesaba çekmeden doğrudan cennete koyduğu kimseler gibi cennete giremeyeceği yahut da şefaat sebebiyle cennete girenler gibi cennete giremeyeceği şeklinde açıklanmıştır.)

Ebû Hureyre (r.a.): "Hz. Peygamber (s.a.v.)'i: "Üç kimse vardır ki Allah kıyamet günü kendilerine bakmaz, onları temize çıkarmaz, onlar için acıtıcı bir azap vardır: Yol üzerinde kendisinin ihtiyaç dışı su fazlalığı olup da bunu yolcuya kullandırmayan kimse, devlet başkanına sadece dünyalık için biat edip kendisine dünyalıktan bir şeyler verdiğinde memnun olan vermediğinde öfkelenen kimse, ikindiden sonra ********ını pazara çıkarıp: "Kendisinden başka ilah olmayan Allah'a yemin olsun ki bu mala şu kadar şu kadar para saydım." diyen kimse ki alıcı, yemin dolayı ona inanıp ********ı alır." buyurdu, sonra da: «Şüphesiz Allah'a verilen söz ve yeminlerini az bir değer karşılığında değiştirenler var ya işte onların âhirette nasibi yoktur, Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz, yüzlerine bakmaz, onları temize çıkarmaz, onlar için acıtıcı bir azap vardır.» (Âl-i İmrân: 77) ayetini okudu.

Ebû Hureyre (r.a.)'dan. Hz. Peygamber (s.a.v.): "Kim dağdan kendisini atıp öldürürse, sürekli cehennem ateşine, sonsuza kadar kendisini yüksekten atar durur. Kim zehir içip kendisini öldürürse, sürekli elinde zehiri, cehennem ateşinde sonsuza kadar kendisine zehir içirir. Kim kesici bir aletle kendisini öldürürse sürekli cehennem ateşinde sonsuza kadar elindeki kesici aleti karnına saplar." buyurmuştur.

Sâbit b. Dahhâk (r.a.)'dan. -Kendisi altında biat edenlerdendir.- Rasûlüllah (s.a.v.): "Kim İslam'dan başka bir din üzere olayım, diye yemin ederse söylediği gibi olur. Âdemoğlu, elinde bulunmayan bir şeyi adakta bulunma. Kim dünyada birşey ile canına kıyarsa kıyamet günü onunla azap olunur. kim bir mü'mine lanet ederse onu öldürmüş gibidir. Kim bir mü'mine kâfir ithamında bulunursa onu öldürmüş gibidir." buyurmuştur.

Sabit b. ed-Dahhâk (r.a.)'dan. Hz. Peygamber (s.a.v.): "Kim bilerek veya yalan söyleyerek İslâm dışı bir dinde olmaya (yani şöyle Yahudi olayım gibi) yemin ederse söylediği gibi olur. Kim bıçak veya benzeri kesici aletle canına kıyarsa cehennemde de onunla azap olunur." buyurmuştur.

Cündeb (r.a.)'dan. Hz. Peygamber (s.a.v.): "Bir kimsenin bir yarası vardı, (yaranın acısına dayanamadı ve) bu nedenle canına kıydı, bunun üzerine Allah: "Kulum canıyla bana acele etti bende kendisine cenneti haram kıldım." buyurdu." demiştir.

Sehi b. Sa'd es-Sâidî (r.a.)'dan: "Rasûlüllah (s.a.v) müşriklerle karşılaşıp savaştı. Bu arada Rasûlüllah (s.a.v.)'in ashabının içerisinde bir kimse vardı ki Rasûlüllah (s.a.v.) karargahına çekilip karşı taraf da kendi karargahlarına çekildiğinde köşede bucakta düşmandan geri kalan ne varsa kılıçtan geçirmeden bırakmazdı. Bu yüzden kendisi hakkında: "Bugün falancanın çalıştığı gibi hiç birimiz çalışmamıştır." denildi. Bunun üzerine Rasûlüllah (s.a.v.): "Bakın, bu adam cehennemliktir" buyurdu. Ordudan bir kimse: "Ben sürekli onun yanında olacağım" dedi ve kendisiyle birlikte savaş meydanına çıktı. Durduğunda onunla durdu, koştuğunda onunla koştu. Sonunda bu adam ağır bir şekilde yaralandı (dayanamayıp) ölümünü çabuklaştırdı. Sivri ucu göğsüne gelecek şekilde kılıcını yere koydu ve üzerine yüklenerek canına kıydı. Bunun arkasından kendisini takip eden kimse Rasûlüllah (s.a.v.)'in yanına çıktı: "Senin Allah'ın Rasûlü olduğuna şahitlik ederim" dedi Rasûlüllah (s.a.v.): "Ne oldu?" buyurdu.: "az önce cehennemlik olduğunu söylediğin adam... Halk bu sözü garipsedi, ben de: "Ben sizin için bu adamı takip edeceğim" dedim ve onun peşinde savaş meydanına çıktım sonra ağır bir şekilde yaralandı (dayanamayıp) ölümünü çabuklaştırdı. Sivri ucunu göğsüne gelecek şekilde kılıcını yere koydu, üzerine yüklenerek canına kıydı" dedi. Rasûlüllah (s.a.v.) bu adam hakkında: "Bir kimse, insanlara göründüğü şekliyle cennetliklerin amelini işler, halbuki o cehennemliktir. Yine bir kimse, insanlara göründüğü şekliyle cehennemliklerin amelini işler, halbuki o cennetliktir." buyurdu.

Ebû Hureyre (r.a.)'dan gelen başka bir rivayette ise Rasûlüllah (s.a.v.): "Ey falan kalk "Cennete ancak mü'min olanın gireceğini, Allahın, dîni günahkâr bir kimse ile de destekleyebileceğini." ilan et" buyurdu. (Yukarıda gösterdiği kahramanlıkla halkı imrendiren kimse Kuzmân az-Zaferî'dir. Aynî'nin verdiği malumata göre bu adam münafıklardandı. Uhud Savaşı'na katılmadığından dolayı kadınlar kendisini kınamış ve: "Sen olsan olsan bir kadın olabilirsin" demişler, o da bunun üzerine savaşa çıkmış, savaşta ilk oku bu adam atmıştı. Bir ara: "Ey Evsliler soyunuzun şerefi için savaşınız!" demişti. Savaşa çıktığında Katâde b. Numan (r.a.) kendisine: "Şahadet sana kutlu olsun" demiş o da: "Vallahi ben din için savaşmadım ki, ben sadece şerefimi korumak için savaştım" demiştir. Bu adam canına kıydığında Rasûlüllah (s.a.v.): Şüphesiz Allah bu dini, günahkâr bir kimse ile de destekleyebilir." buyurmuştur. (Bedruddin Aynî, Umtedu'l-Kârî, XI.431.)

Ebû Hureyre (r.a.). Şöyle demiştir: "Hz. Peygamber (s.a.v.) ile birlikte Hayber seferine çıktık sonunda Allah, bize fetih nasip eyledi. Bu savaşta ganimet olarak altın ve gümüş elde etmedik eşya, yiyecek ve giyecek elde ettik. Rasûlüllah (s.a.v.)'in yanında kölesi vardı. Bu köleyi, cüzâm kabilesinin Dubeyoğulları kolundan Rifâa b. Zeydadında bir kimse hediye etmişti. Vadiye indiğimizde, Rasûlüllah (s.a.v.)'in kölesi barınağına girmek için ayağı kalktı derken kendisine bir ok isabet etti ve oracıkta ölüverdi. Biz: "Ey Allah'ın Rasûlü ne mutlu ona Şehid oldu" dedik. Rasûlüllah (s.a.v.): "Hayır, Hayır! Muhammed'in canı elinde olan Allah'a yemin olsun ki, Hayber savaşında ganimet bölüştürülmesinden önce almış olduğu küçük bir örtü ateş olmuş üzerine alevlenmektedir." buyurdu. Herkesi korku sardı, derken bir adam, bir veya iki tane ayakkabı ipi getirdi ve: "Ey Allah'ın Rasûlü , Hayber savaşında elime geçirmiştim." dedi. Rasûlüllah (s.a.v.) de: "Ateşten bir tane veya iki tane ayakkabı ipi..." buyurdu"

(İmam Buhârî'nin getirdiği rivayette, (Buârî, Cihad ve Siyer: 190) ganimetten aşırma yapan bir kimsenin adının 'Kirkira' olduğunu ve Efendimiz (a.s.)'ın eşyalarının başında görevli kölesi olduğunu öğrenmekteyiz.)


KAYNAK
KitabAdı: MÜTTEFEKUN ALEYH HADİSLER
İSLAMIN İKİ BÜYÜK BİLGESİ
BUHARİ VE MÜSLÜM'İN
İTTİFAK ETTİKLERİ HADİSLER..
MUHAMMED FUAD ABDÜLBAKİ TERTİBİ
ÇEVİRİ; DÜZÜNLEME VE NOTLAR:
ABDULLAH FEYZİ KOCAER

Yeni Şafak
Kültür Armağanı
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Mesaj önizleme 


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi

İletişim | Ana Sayfa | En Üste Dön | İçeriğe Dön | Arşiv | RSS Beslemesi