Sen onlara de ki:
“Siz bunun için Allah’tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah’a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”(Bakara Suresi, 80)



3456 -
Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm
aramızda ayağa kalkıp şu beş cümleyi söyledi:
Allah Teâla Hazretleri uyumaz, zaten O'na uyku da yakışmaz. Kıstı
(tartıyı, rızkı) indirir ve kaldırır. Geceleyin yapılan amel, gündüzleyin
yapılandan önce; gündüzleyin yapılan amel de geceleyin yapılan amelden önce
Allah'a yükseltilir. O'nun hicâbı nurdur. Eğer o perdeyi açacak olsa,
veçhinin sübuhâtı, basarının ihâta ettiği bütün mahlükatını yakardı."
Müslim, İmân 293 (179).
3457 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh
anlatıyor: "Resülullah aleyhisalâtu vesselam buyurdular ki: "Sizden
biri kardeşiyle dövüşünce yüze vurmaktan sakınsın."
Buhari, Itk 20; Müslim, Birr, 112, (2612).
Müslim'in rivayetinde şu ziyade var: "...zira Allah Adem'i kendi
sûretinde yaratmıştır."
3458 - Hz. Enes radıyallahu anh
anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselâm şu duayı çok yapardı:
"Ey kalbleri çeviren Allahım! Kalbimi dinin üzerine sâbit kıl!"
Ben (bir gün kendisine):
"Ey Allah'ın resûlü! Biz sana ve senin getirdiklerine inandık. Sen
bizim hakkımızda korkuyor musun?" dedim. Bana şöyle cevap verdi:
"Evet! Kalpler, Rahmân'ın iki parmağı
arasındadır. Onları istediği gibi çevirir."
Tirmizi, Kader 7, (2141).
3459 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh
anlatıyor: "Resulullah aleyhissalâtu vesselâm'ı şu âyetleri okurken işittim.
(Meâlen): Hiç şüphesiz Allah size emânetleri ehline teslim etmenizi
ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.
Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah işitir ve görür"
(Nisa 58). Bu sırada Resülullah aleyhissalâtu vesselam'ın baş parmağını
kulağına, onu takib eden (şahâdet) parmağını da gözünün üzerine koyduğunu
gördüm.''
Ebu Dâvud, Sünnet 19, (4728).
Başlığımızı aydınlatacak çok basit bir misal verelim:
Evin en küçük çocuğu, gelen misafirlerin ellerini öperek; hoşgeldiniz
der...
Çocuğu sevimli gören misafirlerden biri çocuğun her iki yanağından öperek, bir çikolata verir... Çikolatayı kapan çocuk annesinin yanına koşar.
Çocuğun Annesi: Gelenlerden kimi seviyorsun diye sorunca çocuk, elindeki çikolataya bakarak;
Bana çikolata veren amcayıder...
Misafirlerin bulunduğu odaya tekrar giren çocuk, masada atari görür... Belli ki sonradan konmuş. Babasının;
Bu atari senin oğlum! Sana almışlar demesiyle atariyi alır ve babasına teşekkür ederek tekrar annesinin yanına gider... Çocuğun Annesi;
Şimdi kimi çok seviyorsun diye sorar.
Çocuk; Atariyi vereni der.
Ç. Annesi; Teşekkür ettin mi bari der.
Çocuk; Kimin verdiğini bilmiyorum ki der.
İlkinde ikram eden eli görünce hem kendisine teşekkür etti, hem de, annesine onu sevdiğini söyledi.
İkincisinde, hediyenin değeri büyük olmasına rağmen hediye edeni görmediği için yapacağı teşekkür başka adrese gitti; ya da hiç gitmedi...
İnanın sistem aynı... İkram eden el; sevilir...
Eğer bizler de aldığımız her nimetin arkasında Allahın bulunduğunu ve sıcağı sıcağına O an teşekkürlerimizi bildirirsek sevgi iletişimini kurmuş oluruz.
Sevgimizi yapacağımız fiili ibadetler dışında sözlü olarak şöyle dile getirebiliriz;
Allahım! Bana imanı tattırdığın için seni seviyorum!
Allahım! Beni rızıklandırdığın için seni seviyorum!
Allah ım! Kusurlarımı bağışlayacağını va dettiğin için seni seviyorum!
Allahım! Bana sıhhat ve afiyet verdiğin için seni seviyorum!
Allahım! Göz zevkime hitap edecek çok güzel manzaralar yarattığın için seni seviyorum!
Allahım! Şeytan ve dostlarının bizlere nasıl yaklaştığını bildirdiğin için seni seviyorum!
Allah ım! Az amele çok sevap verdiğin için seni seviyorum!
Allah! Senin sevgine ulaşan yolları bizlere bildirdiğin için seni seviyorum!
Dil ile sürekli seni seviyorum Allah ım demek sevgi kapısını aralayabilir... O kapıdan muhtemelen şöyle bir ses işitilir;
O zaman ispat et
Yazının aslı için tıklayın.
18/24- Ancak, “Allah dilerse yapacağım” de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve “Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır” de.
Hayatımızın her köşesinde Allah'ı anmak, yürürken Allah konuşurken Allah yolda yürürken şükretmek nasıl olur? Yolda giderken aklımızdan neler geçer? dün akşam izlediğimiz flim gün boyunca aklımızdan çıkmaz veya o gün yapacağımız bir iş neler yapmalıyım? veya hafta sonu nereye gitmeliyim? bazen olur hiç düşünecek birşey bulamayız belediye otobüsünde öylece sessizce gideriz düşünecek bişeyimiz olmadığından uyuya kalırız. Aslında var.
Bunlar hayatımızda olan bitenler peki ya hiç yürürken, koşarken, otobüste, taksite veya iş yerinizde Allah'ı andınız mı? örneğin içinizden Estağfirullah çekerek hiç yürüdünüz mü? Güzel bir havada dolaşırken, Allah'ın size verdiği nimetleri düşündünüz mü? güneş size gülümsüyor, gökyüzünün o muhteşem endamına ne demeli? peki şu önümüz de ki raks eden deniz baksanıza nasılda dalgaları kayaları dövercesine vuruyor, sanki bize birşey demeye çalışıyor? (O ki herşeye kadirdir). Şunları her zaman yapmaya çalışalım, bakın o zaman nasıl hayatımız kolaylaşacak, insanlarla ilişkilerimiz artacak, işlerimiz istediğimiz gibi olacaktır. En önemlisi görebilme yeteneğimiz gelişecektir, insan oğlu kördür bazı şeyleri göremiyoruz. Burada yazımı fazla uzatmadan şu sözlerle yazıma son veriyorum. [Estağfirullah Ya Rabbi Hatalarımı ve Günahlarımı Bağışla]
Mehmed